1 ay daha büyüdüm..
14 Nisan 2009
13 Nisan 2009
Haftasonundan.. Deniz' den..
babacım çiçeği yolmuyorum ki ben..bak seviyooor sevmiyoooor!!
Deniz iyice tatlılaştı hergün bi numarayla çıkıyor karşımıza.. tabi bazı geceler başkalaşmaya devam.. uyumadıgı geceleri bir ben bilirim bir de (bazen:) Ateş..
Uyku konusunda ilerleme katettik aslında..artık akşam uykusuna Ateş yatırıyor..artık emzirmememin de payı var bunda.. 14 aya yakın emzirdim süt kalmayınca memede uyumalar da bitti..bu duruma Deniz alıştı ama ben çok özlüyorum hala..
Ateş biraz sakince oyun biraz masal sonra da yatagına yatırıyor yanına oturup.. baba-kız muhabbet ediyorlar ben mutfagı toparlarken Deniz'in odasından digoy gigo kaaga kaagi diye Deniz in sohbet sesleri geliyor..sonra da iyice uykusu bastırınca Ateş odadan çıkıyor ve bizimki uyuyor..süper geliyor kulağa yani benimkine en azından.. 15dak oyun-masal sonrasında hiç ağlamadan 4-5 dak almıyor uyuması..
Her gece uyanmıyor artık ama uyanırsa da 2 saat ayaktayız.. Bunlar da geçecek..
mi?
Her şeyi anlıyor uzun zamandır..konuşmalar arasında bildigi bir kelime söz geçsin hemen bildigini gösteren bir şeyler sergiliyor..telefon konuşmasını sonlandırırken haydi görüşürüz-iyi günler- hoşçakal benzeri birşeyler söylesem uzaktan el sallıyor komik kız..
bu sabahtan bir olay; Deniz' in odasında oynarken mutfaga geçmemle birazdan yanıma geldi ki gelmemesi gerekiyor uzak tutmam gerek;
-Deniz toka nerede bana tokayı getirir misin?
arkasına bana arada dönüp dönüp odasına gidiyor yerdeki çiçekli saç bandını bana getiriyor..
-Deniz bu tokayı ördeğe takalım.. ördeğini getirsene hadi?
Gidiyor ördeğini getiriyor tokayı başına geçiriyoruz ördeğin..
-Hadi odana bırak ördeğini.. Diego yu getirir misin? (Diego golden retriever oyuncak köpeği "diego" lafı ağzından çok çıktıgı için adını böyle koyduk o da çok benimsedi).
Diego yu getiriyor..
-Diego ya sarılsana Deniz?
Kucaklayıp Diego yu iyice bagrına basar..
-Deniz deve kamil'ini de getirsene?
bu böyle gider.. en azından bir süre mutfaktan uzak tutmakta başarı sağlanır :)
Sonunda hamile oldugumu henüz 2-3 mm bile değilmiş diye haber verdiğimde "bebekk nın 3 mm maceraları" diye isimle sayfa yaratıp beni bu blog işine bulaştıran, uzun süre yazmazsam eee diye itekleyen hayatımdaki ikinci Seren Japonya'dan döndü..iyi ki de geldi..
haydaa bütün teyzeler Seren oldu.. dilek tutayım bari ..
9 Nisan 2009
Park Gülü
Bahar geldi geçiverecek hemen değerlendirmek lazım semt de park cenneti minikliğe ev dar geliyor artık hep dışardayız bazen sabah akşam 2 posta..Denizkızı parkta iyice yorulup akşam yemegini güzelce yedikten sonra 2100 de uykuya dalıveriyor ama ben de seriliyorum koltuga Deniz uyuyunca yapmayı planladıklarım hayal ettiklerim gerçekleşemiyor genelde....
Park kalabalık değilse Denizkızı kesinlikle oyuncaklara binmeye yanaşmıyor hooop poposunu kumlara oturtuveriyor kum canavarı nasıl da mutlu kumlarda..
Bugün hava yaz gibi arkadaşlar dolu eşlik eden olunca önce oyuncakların tadına baktı kuzu.. bir de en sevgili oyun arkadaşlarından Serenimiz de yanımızda daha ne olsun..


Bıraksam şu ellerimi düşer miyim ki..olmuyo neyse ki bezim var popom acımıyo düşünce..yarın tekrar denemeliyim :)
Bu kızı seviyorum simitlerini hep bana veriyo..bi de bana teyse dedirtmeye çalışıyo bakalım..Bu arada sobelenmişiz siyap a çok teşekkurler benden de severek vakit buldukça okudugum listemdeki tim bloggerlara gitsin..
6 Nisan 2009
İzmirli Anneler.. İlk Buluşma
Cumartesi ilk buluşma heyecanı yaşadık Montessori mail grubumuzdan 8 kişi İzmirli anneler ve melekleri nihayet buluşabildik..
anne-kız Fuar Tenis Kulube gitmek uzere yollara düstük vapura bindik.. martılara vermek için gevrek bile aldık ama ruzgar muhalefetiyle martılara degil bizim bebelere nasip oldu gevrekler..
Ben de Deniz de yeni arkadaşlarımızla tanıştık..Grupta tek tanıdık eski arkadaşım Orkide vardı..Orkide& tontili prens Ege(11 ay), Işıl ve güneş yüzlü Sarp (10,5 ay), Helil& tatlı Eren(10,5 ay), Elif ve bızdık yakışıklı Alperen (34 ay), Arzu ve minik fıstık Ada (8,5 ay), Ayşegul & önce uykucu sonra da enerji küpü Doruk (22 ay), Buket ve lüle saçlı fıstık Ada (22 ay) ve tabi ki biz Demet& yer paspası sandalye canavarı Denizkızım birarada şansımıza hava da günlük güneşlik olunca güzel bir ögleden sonra geçirdik..konuşmak paylaşmak istediğim çok şey yarım kaldı ilk acemilik ve bebelerden pek fırsat olmayınca.. bir dahaki sefere erteledim diyelim..
Deniz'i açık hava yeni arkadaşlar onun deyimiyle "kaadi" ler o kadar yormuş ki arabaya biner binmez uykuya daldı 1,5 saat kadar.. eve varınca da girer girmez odasında yere saçtıgım ona aldıgımız yeni yazlıklarını yakın takibe aldı beni şaşkınlığa ugratarak yarım saati aşkın odasından çıkmadı..kumaşları desenleri inceledi durdu ben fotograflayıp bu kız modacı tasarımcı falan olacak galiba diye Ateş 'in yanına gittiğimde Ateş yok valla kokoş olacak dedi..bu ara fazla birşey yemiyor ama yorgunluktan acıkmış olacak sonrasında bizimle masaya güzelce oturdu somon çorbasını afiyetle götürdü.. bu kızı hep böyle sokaklarda yormak lazım..
Pazar günü Dilocum geldi Denizkızıyla hasret giderdi..Gece gene İstanbul yollarına düştü..
anne-kız Fuar Tenis Kulube gitmek uzere yollara düstük vapura bindik.. martılara vermek için gevrek bile aldık ama ruzgar muhalefetiyle martılara degil bizim bebelere nasip oldu gevrekler..
Ben de Deniz de yeni arkadaşlarımızla tanıştık..Grupta tek tanıdık eski arkadaşım Orkide vardı..Orkide& tontili prens Ege(11 ay), Işıl ve güneş yüzlü Sarp (10,5 ay), Helil& tatlı Eren(10,5 ay), Elif ve bızdık yakışıklı Alperen (34 ay), Arzu ve minik fıstık Ada (8,5 ay), Ayşegul & önce uykucu sonra da enerji küpü Doruk (22 ay), Buket ve lüle saçlı fıstık Ada (22 ay) ve tabi ki biz Demet& yer paspası sandalye canavarı Denizkızım birarada şansımıza hava da günlük güneşlik olunca güzel bir ögleden sonra geçirdik..konuşmak paylaşmak istediğim çok şey yarım kaldı ilk acemilik ve bebelerden pek fırsat olmayınca.. bir dahaki sefere erteledim diyelim..
Deniz'i açık hava yeni arkadaşlar onun deyimiyle "kaadi" ler o kadar yormuş ki arabaya biner binmez uykuya daldı 1,5 saat kadar.. eve varınca da girer girmez odasında yere saçtıgım ona aldıgımız yeni yazlıklarını yakın takibe aldı beni şaşkınlığa ugratarak yarım saati aşkın odasından çıkmadı..kumaşları desenleri inceledi durdu ben fotograflayıp bu kız modacı tasarımcı falan olacak galiba diye Ateş 'in yanına gittiğimde Ateş yok valla kokoş olacak dedi..bu ara fazla birşey yemiyor ama yorgunluktan acıkmış olacak sonrasında bizimle masaya güzelce oturdu somon çorbasını afiyetle götürdü.. bu kızı hep böyle sokaklarda yormak lazım..
Pazar günü Dilocum geldi Denizkızıyla hasret giderdi..Gece gene İstanbul yollarına düştü..
1 Nisan 2009
Döndük..
Deniz sabahları uyanır uyanmaz deddeee deddeee diye sesleniyor anne-bebek günlerine alışması bikaç günü buldu..
Valla ben de alışamadım sabah dede ve anneanne Deniz'i kapıp gidiyor ben de mis gibi yatagın tadını çıkarıyordum şimdi sabah 7 en geç 8 ayaktayız kızımla..
Kaaaga kaaga diye kargalara seslenerek kahvaltısını ediyor "karga karga gak dedi çık şu dala bak dedi" şarkısını aynı ezgiyle kaagakaagakaaga diye söylüyor çatallı sesiyle..sesi pek bi kart bu kızın kime çekmiş bilmem anneannesi izmir kargası diye seviyor..
Ben hala çok yorgunum akşamları erken yatayım desem de uyuyamıyorum bu kadın olmak zor zenaat..
Kafamı koysam bin tilki geziyor aklımda deniz'e yarın ne pişirsem..hem faydalı olsun hem damak tadına uysun.. ne yapsam de sevip yese..ne oyunlar bulsam..nası oyalasam..çamaşırlar hala balkonda toplamam lazım.. ütü yapmam gerek evi süpürmek de gerek..çok bakımsızlaştım eller ayakları geçtik bari saçlara bişeyler gerek..alese giriyorum ders çalışmak gerek..ne dersi bu yaştan sonra iş bulman gerek..tekrar iş bulabilecek miyim..beni nereler alır..deniz'e kim bakacak..niye işi bıraktım ki bulurdum bi olurunu belki..en iyisini yaptın bıraktın ne kadar mutlu bir bebek oldu..yarın parka götüreyim gene kumlara salayım kahkahalar atsın deniz..ya bugünkü kadının bahsettiği köpek dışkısından bulaşan hastalık -adını unuttum- bize de rastlarsa..kadın beni amma korkuttu sakın kuma bırakma bize şunlar oldu sakın şöyle yapma böyle yapma..off çocuk bu kumlarla çamurla kirlenerek oynayarak büyüyecek..dikkatli oluruz deniz acayip mutlu kumlarda abi ablalar kardeşlerle..hadi uyu artık ateş ne güzel uyuyor pat diye sinir oldumm..bu böyle gidiyor bi süredir..
Bu arada Marmaris'te boş durmadım Banu ve Miracık tan kopya çektiğim Bulent Ortaçgil "Bilmece" kartlarını yaptım.. Deniz bayıldı kartları habire alıp oradan oraya taşıdı ben anlatmaya okumaya çalıştım o da baktıkça baktı.. şimdilik kaldırdım bikaç haftaya gene çıkacaklar piyasaya..

annecim ver şu makineyi ben de oynuycam noluurÇok fotograf çekmişim bunları kolajlamak baya vaktimi aldı ama azmettim bu kadar yeter hemen yataga girmem lazım..
15 Mart 2009
14 Aylık oldum
Geçen hafta neler oldu..dün 14 aylık oldum..su çiçeği aşımı oldum çok ağladım..
anneannem ve dedem geldi.. annemin doğumgününü kutladık ..30u gectigi için annem artık dogumgünü kutlaması istemese de arkadaslari onu evden kacirip kutladılar çok da eğlendiler ciğerci ve kokoreççiye bile gitmişler..ev çiçek bahçesine döndü anneme birsürü bahar çiçekleri geldi çok mutlu oldu..
Annem eskiden dogumgünlerinde kendine hediye alırdı artık bana.. bu da yeni ksilefonum süper sesler çıkarıyorum..2 hafta yokuz Marmaris'teyiz yaşasın..
10 Mart 2009
Keyifli Pazartesi
İşe gitmeyi çalışmayı çok özledim ama pazartesi sendromunu değil ..pazar akşamından karnıma ağrılar girerdi.. tabi başka başka sendromlarımız var artık diş çıkarma- uykusuzluk sonrası huysuzluk- büyüme vs vs..ama bu pazartesi hiçbiri yoktu..hava nefis.. kızımla çok güzel birgün geçirdik..
Önce sabah aktivitesi denenir.
2 adet kavanoz ve Deniz için ilerde materyal olur diye Seren teyzesinin yürüttüğü bol miktardaki starbucks çubukları ortaya çıkarılır.
Çubuklar bir kavanozdan diğerine aktarılır.
Önce anne yapar sonra Deniz' in yapması beklenir.
Ama Deniz kafasına göre takılır çubukları tek tek çıkarır istedigi kavanoza tekrar atar yere de atar..
eh bu da bir şey &:)
Sabah erkenden evden çıkılır ve parka gidilir şansımıza 3 tane abi gelir Deniz avi avi diye seslenip onlara bakmaktan taksici gibi bi kolu dışarda yana kaykılıp elinde de simidi keyifle sallanır..
Ardından deniz kıyısına gidilip mini piknik yapılır. Deniz kuru kayısı ve kalan simitleri kemirir inadını kırıp su içer.
Deniz beni şaşırttı ve çimlere bıraktığımda gezmek için kaçmadı biraz korktu sanırım baya temkinliydi. Çiçek diye çimleri kokladı bolca köpeklere seslendi ama dizimin dibinden de ayrılmadı.
Ben tshirtle kalmış yaşasın bahar geldi diye sevinirken birden yağmur başlar ve Seren gelip bizi arabayla kaçırııır..
Lou Reed-Just a Perfect Day
Önce sabah aktivitesi denenir.
2 adet kavanoz ve Deniz için ilerde materyal olur diye Seren teyzesinin yürüttüğü bol miktardaki starbucks çubukları ortaya çıkarılır.Çubuklar bir kavanozdan diğerine aktarılır.
Önce anne yapar sonra Deniz' in yapması beklenir.
Ama Deniz kafasına göre takılır çubukları tek tek çıkarır istedigi kavanoza tekrar atar yere de atar..
eh bu da bir şey &:)
Sabah erkenden evden çıkılır ve parka gidilir şansımıza 3 tane abi gelir Deniz avi avi diye seslenip onlara bakmaktan taksici gibi bi kolu dışarda yana kaykılıp elinde de simidi keyifle sallanır..Ardından deniz kıyısına gidilip mini piknik yapılır. Deniz kuru kayısı ve kalan simitleri kemirir inadını kırıp su içer.

Deniz beni şaşırttı ve çimlere bıraktığımda gezmek için kaçmadı biraz korktu sanırım baya temkinliydi. Çiçek diye çimleri kokladı bolca köpeklere seslendi ama dizimin dibinden de ayrılmadı.
Ben tshirtle kalmış yaşasın bahar geldi diye sevinirken birden yağmur başlar ve Seren gelip bizi arabayla kaçırııır..
Lou Reed-Just a Perfect Day
9 Mart 2009
Deniz'in Balık Çorbaları
1- Ispanaklı Balık ÇorbasıBu tarif Sahrap Soysal "Anne Ben Acıktım" kitabından..kitabı aldıgımdan beri gözüme kestirdiklerimi yapmaya çalışıyorum en çok da bunu..çünkü Denizkızı en çok bunu sevdi..
- 1 ad orta boy beyaz etli herhangi bir balık filetosu (ben tavuk balığıyla yapıyorum kılçıkları iyice ayıklanmış çok taze olmalı)
- 5-6 yaprak ıspanak
- 1 tatlı kaşığı pirinç
- Rendelenmiş havuç
- yarım kuru soğan
- 1.5 su bardağı sıcak su
- zeytinyağı
Zeytinyağında kıyılmış soğanları biraz çevirip iyice yıkanmış ve elle parçalanmış ıspanaklar eklenir. Pirinç ve havuç eklenir ve üzerine fileto balık yerleştirilir. Sıcak su da eklenerek pişirilir.
Sahrap Soysal sebze ve balığı blendırla parçalayın demiş ben yapmadım balık zaten parçalanıyor yemesi kolay lezzetli bir yemek oluyor. Ben çok az da tuz ekledim. Üzerine 1-2 damla limon sıkılabilir.
2- Somonlu çorba
Bu da eldeki malzemelerle yukarıdakini baz alarak dün akşam benim uydurduğum balık çorbası Deniz bunu daha çok sevdi tabağın hepsini bitirdi.
Yukarıdakinden farklı olarak yarım dilim somon balığı kullandım; ıspanak yoktu sebze olarak da gene havuç ve yarım taze patates rendesi.
* yakında anne olmak isteyen uzaklardaki çok yakın bir arkadaşım istediği için bebek tarifi yazıyorum o kendini bilir :)
7 Mart 2009
13 Aylık Hal ve Gidişatım
Annem bu ara beni tavşanım diye seviyor..ailede tavşan da yok ama bakalım diyor..- "geeyo" "giiyo" diye konuşuyorum "geliyorum" "gidiyorum" anlamında. "deniz geliyoor" " baba gidiyoor" konuşmalarından kaptım.
- Annem sesleniyor Deniiz hadi yemek vakti diye ben de ona şöyle diyorum "ayıyy"
bu ara fazla "hayır" kullandığını düsünüyor çok az kullanacakmis bundan sonra.
- Sokaktaki evdeki gerçek ve peluş köpekleri havlayarak gösteriyorum seviyorum bunun dışında deve ve fil resim ve peluşlarına da havlıyorum.
- Annem beni güldürmek için hapşırma efekti yapıyor ben de yapıyorum a-giii diye.
- Yasak olan şeylere parmakla ı-ııh dediklerinde ben de onlara aynı işareti yapıyorum ve yasak olana gidiyorum.
- Annem ağzındaki bitti mi deyince bitmişse "a" diyorum ama "aaaa" değil sadece "a".
- Her zaman değil ama bazen anne diyorum bazen de annem anlamında "nemmm".
- Çevrede çiçek görürsem işaret edip mmmmmm-haaa diye koklama efekti yapıyorum büyük bir heyecanla.
- Henüz yürümeye başlamadım dizlerimin üzerinde geziniyorum annem "benim küçük hüsom" diyor.
- Geceleri bir defa uyanıp 2 saat kadar uyanık kalıyorum köpek ya da azı dişlerim geliyormuş galiba annem çoook yorgun.
- Su ve süt hala içmiyorum portakal suyu diye diretiyorum portakalları ya da sıkacağı gösterip.
- Kitaplarımı çok seviyorum kitap rafımdan alıp alıp inceliyorum tanıdığım bir nesne görürsem işaret ediyorum.
- Annem kitaplığıma istediğimde alıp bakmam için mini foto albüm yapıp koydu aile üyeleri ve yakın çevrenin resimlerine bakıyorum dikkatlice.
- Tarağımı alıp saçlarımı taramaya çalışıyorum.
- At görürsem ya da keçi iiii eeee diye onlar gibi ses çıkarıyorum.
- Annem yemek yaparken hep dizi dibinde gezindiğim eşofmanının ipleriyle oynadıgım için elime bulaşık makinesinin kaşıklığını veriyor içine kaşıkları doldurup boşaltıyorum.
- Sıcak/soğuk kavramlarını ögrenmeye başladım annem çayı uzatıp sıcak derse elimi çekiyorum üflüyorum soğuk derse dokunuyorum.
- Mütamadiyen dansediyorum apartman tadilatındaki duvar delme seslerine bile tempo tutuyorum.
- Ayıcıklarımı peluşlarımı kucağıma alıp ee eee diye uyutuyorum.
- Yumurta viyollerini açıp kapamayı içlerine bişeyler doldurmayı çok seviyorum.
- Annem mutfaktaki kapaklı her türlü plastik kapkacağı önüme koyuyor kapaklarını çıkarıp takmaya çalışıyorum içlerine top atıyorum.
- Matruşkalarla oynuyorum.
- Annemin yanına gelip içeriyi işaret edip "digoydigo gigoy giga" diyorum annem gülüyor ben de gülüyorum.
- Bu ara çok yemek seçmeye başladım sebze ya da etli yemekleri çok zor yiyorum tavukluları hiç yemiyorum.
- Sabah kahvaltıda annemle i-poddan müzik dinliyoruz en çok "push the button" ve "la camisa nera"yı seviyorum hemen zıplamaya başlıyorum :)
Sugababes-Push the button
Juanes-la camisa nera
5 Mart 2009
Deniz ve Deve Kamil
Bir önceki yazıda eklemeyi unutmuşum doğal park çıkışında hediyelik hoş bir dükkan var oyuncaklar kitaplar ajandalar vesaire çok şirin ve fiyatları da makul duzeyde..denizkızına en çok develeri begendigi için bi deve aldık adını da Kamil koyduk..Kamil nerede deyince hemen bulup gösteriyor.. yemek masamıza 4.geldi hoşgeldi..deniz hep onu istiyor sarılıp bağrına basıyor seviyor minik elleriyle çok komik kendisi :)
3 Mart 2009
Doğal Yaşam Parkı
Deniz Ateş'in sırtında hayatından ve gördüklerinden pek memnundu.. aslanlara kaplanlara gel pisi pisi yaptı fillere uzun uzuuun baktı..filler çok küçükmüş lafı ağzımdan çıkınca Ateş benimle dalga geçti ne bekliyordun mamut görmeyi mi diye..şimdi değil ama eskiden inanırdım mamut göreceğime doğan kardeş yayınları setim vardı baya bir ilgilenmiştim o dönem mamutlarla..
Köpekleri çok seven Deniz Sivas kangalına bayıldı ben pigme keçilerini sevdirmeye çalışırken kangala tekrar gidelim istedi..gittik bikaç defa daha sevdik bolca havladık.. güzelim kangalın haline içim sızladı aslında daracık bir yere koymuşlar çok üzüldüm..diğer afrika hayvanları devasa alanlarda gezerken..
Evet benim kızım havlıyor konuşmadan havlamayı öğrendi sokakta gördüğü bütün köpeklere elini uzatıp hovhov wofwof karışımı sesleniyor..ama en çok develeri sevdi hayran hayran baktı heyecanla onlara da havladı..devekuşlarında kafası karıştı..
Gezi sonrası anne baba pasta kahve keyfi deniz de uyku sonrası keyfindeyken çok sevdiği garsonlara gelgel yapıyor..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
