25.ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25.ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2010

Foto-blog


Marmaris ..


hayaller ..


deniz ve taşlar..


cup..


bi daha bi daha..


herşeyin asıl sahibi..


deniz kokusu..


kumlu sarı saçların kokusu..


ciddi işler..


kuşlara ekmek..


arkadaşlık..


çikolata..


bi tane daa ayabiliy miyim?


bekleyiş..


babaya özlem ve asi 2..


mor havuç..


aaa anne baaak o ne?


aaa annannee bem de gelcem..

24 Şubat 2010

Güzel şeyler

Arkadaşlarımlayken benden mutlusu yok :)

Tamam işte poz verdik hem Eren gelmedi ki daha hadi çekin de oyunumuza dönelimm

Dağılabiliriz !!

Cumartesi bu tatlı minikler beraberdi yine. Havayı nefis bir 22 dereceyle beklerken rüzgar fırtına yağdı yagacak bir gökyüzü vardı, vapur seferleri bile iptaldi o gün ama bizim keyfimize engel olamadı.
Can hastaydı ama İdil bizimleydi. Deniz, Ekin, Sarp ve Ege İzmir Sanat 'ın çimlerinde top oynayıp koşturdular, köpek ve kedileri sevdiler, sıkılınca da bir masada toplanıp resim yaptılar. Helil ve Eren bizi sonrasında parkta yakaladılar.

Deniz ve benim bu güzel grupla gidişten önceki son görüşmemizdi büyük ihtimal.
Kızların bana sürprizi üzerleri hepimizin resimleriyle kaplı bir çikolata paketi.
Nasıl mutlu oldum anlatamam gerçekten duygulandırdınız beni sizleri nasıl unutabilirim ki zaten.. Her geldigimizde herşeyi bırakıp buluşacağız söz verdiniz unutmayın :)

Çayp nasıl yapıyosun hem ayran hem suyu beraber içmeyi ben de ögrencem :))

Rüzgara karşı sanat çalışmaları :)


Ekin ve Deniz Tenis Klüp'te habire oyun yarattılar en tatlısı da buydu Deniz hadi gey Ekin bi baa dapalım diye yağmur altında göbekleriyle kortun tellerinde sallandılar bu iki minik hatun yaş farkına rağmen o kadar güzel anlaşıyor ki.

23 Şubat 2010

Gözü alışsın

Çinli çocuk giydirmece oyunu.

Bütün kıyafetlerini Ateş kesti sağolsun makas eline yapıştı nerdeyse, o gık çıkarmadan keserken ben de durmadan çıktı aldım sonra da lamine ettim.
Çok şirin oldular :)
Ben çince isimler bulmaya çalışırken Deniz Buse ve Atakan koydu isimlerini, 5 yaşlarındaki kuzenleri "Buçe abla" ve "Akatan abi" si gibi.
Oynamak istediğinde "çinli çocuklaya bakağım mı anne?" diyor tıpkı "ben çin'e gitçem" dedigindeki gibi durumun farkinda mı acaba??


Kostum ve bebekler Activity Village 'ten ..

21 Şubat 2010

Geçen günler..

Yakında bloga hiç yazamıyor olacağım hatta girip bakamayacağım bile. Hiçbirine, eski arkadaşlarımın, blog sayesinde arkadaş oldugum blog dostlarımın.
Üzülüyorum. Çok bağlanmışım. Çin denen bilinmeyenimde bloglar ve diğer paylaşım siteleri yasak, hükümet çok katıymış bu konuda ülkelerini küçük düşürecek herhangi bir fotoğrafın bile dışarı çıkmasına tahammülleri yokmuş. Başka yollarla çıkamayacak mı sanki bu yasak kardeşim mantığını anlamıyorum. Keşfedilen bir yol ertesi gün devletin hackerları tarafından kapatılıyormuş paralı programlar bile.
Ateş denemiş blogspota girememiş ama gmail çalışıyormuş.

Çok tuhaf hissediyorum son yazılarımı yazayım yaşananların hepsini minicik de olsa kaydedeyim istiyorum vakit buldukça.
İnsan eşyalara bile nasıl bağlanıyor. Eşya götürmüyoruz oraya astarı yüzünden pahalıya gelecek diye onlardan bile ayrılmak zor. Ne saçma geliyor kulağa ama öyle.
Yoğurt makinası, birkaç olmazsa olmaz eşya, Deniz'in kitapları birkaç oyuncağı, biraz kıyafet gidecek Ateş ekmek makinesi bulamadım derse onu da alacağım. Beni motive edecek birkaç da özel eşya alabileyim istiyorum. Şimdilik PTT Kargo en uygunu sanırım. Ne gerek var göndermeyin diyor herkes.
Herkes birşeyler söylüyor ya Çin' de ne işiniz var diyen ya da keşke ben de sizinle gelebilsem diyen. Destek de var köstek de.

Belki de beni mutlu etmek içindir Ateş burası çok güzel diye mesajlar atıyor, evimizden kocaman göl manzaramız var demiş. Eve aldıklarını listeleyip gönderiyor ütü masası küçük istersen değiştiririz yazmış bir de. Çok özledim onu işin bu yanı zor. Adsl bağlanacakmış birkaç güne az kaldı. Otelde kaldığı ilk gece görüştük ama Deniz skype işini pek sevmedi babasını yanında istiyor her sabah uyanınca ilk babayı soruyor babayı ayıyorum diye evi dolaşıyor.
..


Birkaç diyalog Deniz'den..

İtirazlar çok bu ara
- hadi Denizcim sağ kolunu da geçir,
- ı ıh giymiycem iççemiyom,
- sağ kol Deniiiiz
- sağ kolmıycam annee

Uyku öncesi kitap okuyoruz, minik kulak bütün sesleri duyuyor pür dikkat,
- anne du!
- dinne dinne!
- cu şeşi geliyoy (su sesi geliyormuş)
- aa nerden geliyor ki Deniz?
- dinne dinne! (bunu çok söylüyor işaret parmağını kulağına koyup)
- cudan geyiyor anneee
sudan geliyormuş ah kafam su sesi sudan gelir tabii benim de soruya bak.

Muffin kalıpları bulmuş mutfak dolabından poşeti de söküp hepsini yaymış taburelerin üstüne, yanında da kap kaşıklar.
- napıyosun annecim?
- kek dapıyom
- al tadina bakçana anne? *kaşıkla bir kalıptan alıp bana uzatıyor
- mmh enfes olmuş nam nam nam
- duy cuyun aktı
*kaşıkla çenemi sıyırıyor

Babayla evdeyken madagascar ve ice age izledi ya tv açmayan anneden de medet umuyor şimdi,
- bakabiyiy miyim teyevijyona anne?
- açamıyorum denizcim ben
- öyemli diil anne ben açabiyiyim
*önemli değil diyor çok komik ne duysa kapıp pat diye yapıştırıyor yeri gelince

Ekin her gün ağzında,
- Ekin'e gitçem ben anne
- Napacaksınız peki
- oynuycaj beyabey onunla
- Ekin'in oduncakları var alcam onlayı
- ya sonra?
- eve getiycem menim odama koycam
- Ekin' in haberi var mı bundan?
- hmmm.. dok!

Kapı zili çaldı yanlışlıkla
-kim geydi anne?
-kimse yok tatlım
-aykadaşlar geymiştir belkii ekin geymiştir ege geymiştir?

Kafede çay içiyoruz garsona bagırıyor
- ben de çay iççiom bi tane amca!

çok kullandıkları,
- peki şimdi dapıcaz annee?
- onun içinde ne vay pekii?
- o naçıl açılıyo anne?
- dapiç dapiç *yapış yapış demek
- dabaş dabaş * yavaş yavaş

Uzun zamandır söylediği ve ısrarla düzeltmedikleri,
- kucağma gelcem, kuccağma gelcem anne! kucak istiyor
- iyi ki doğduuum deniiij diye doğumgünü şarkısını söylüyor aklına estikçe..