26 Mart 2008

Dünyanın en güzel "Agu"su

2 ayı bitirdik de 3.yü yarıladık bile yaşasın 3 ay ağlamaları dedikleri şeyin sonuna mı geliyoruz ne :) 6 ay hatta 9 ay süren bebişler de varmış inşallah bizim deniz kızınınki 3 ay sürer..

2.ay doktor kontrollerimiz bizimki başına bişiler geleceğini-aşı gibi- anlayana kadar yolunda gitti Deniz Hale hanıma gülücüklerle karşılık verdi cilve yaptı falan ama bi yere kadar cici kızlık.. iğne daha bacağına değmeden Deniz ortalığı yıktı geçirdi :) 3 lü karma aşısı ve ağızdan damla şeklindeki rota virüsü aşısı yapıldı, kucağa alınca sustu neyse bizim tırtıl.. 56,5 cm ve 4 kilo 800 gr olmuş kızım..1 hafta içinde de sağlık ocagına götürüp verem aşısını yaptırdık bizimki çok ağladı gene hemşire de başını sıkı tutmuyorum diye bana laf edip durdu napiim bebişe kıyamıyorum ki kıpkırmızı kesildi Deniz neyse inşallah aşımız tutmuştur da bir daha uğraşmayız.

Karma aşıdan sonra eve dönüş yolunda sulu ve kızgın bakışlarımız :)Küçük Deniz kızı artık o kadar güzel aguluyor ki saatlerce bekleyebilirim bir tane agusu için :)
Ben konuşurken ağzını açıyor bişeyler söyleyecekmiş gibi sonra da çok güzel bir "a-gu" çıkıyor ortaya.. annemin önerisiyle elimi çenesine koyup agu diyorum bana karşılık veriyor hanımefendi :)


Geçen haftasonu anneannem dedemin yanına Marmarise döndü 2 si beraber gelsin artık böyle olmuyor ki çok özlüyorum sonra anneannemle ikimizin sabah sohbetlerini :)

Dün akşam Melike ve Zehra teyzem beni görmeye geldi.. Melike teyzemi çok sevdim omzu da pek rahatmış :)

13 Mart 2008

Doğum Günü Annesi


Dün annemin doğum günüydü yaşlanıyorum diye sızlandı önce zaten kasvetli bir gün gibi başlamış ona göre.. benim doğumumdan bu yana İzmir' e ilk defa yağmur yağmış çünkü..
gün o kadar güzel devam etti ki bunu annemin gülen gözlerinden anladım..

ilk ve en güzel doğumgünü hediyesini anneme gülücüklerimle ben verdim. Sonra da Marmaris' ten annannecim geldi doğumgünü çiçekleriyle zaten bu kadar nası dayandı ki hasretimize :)
Akşam babam ve arkadaşları anneme süpriz yaptılar annem nası oldu da anlamadım diye söylendi durdu.. Seren teyzem annemi haftasonu kahvaltı yaparız vaadiyle kandırmış meğersem çakal duracell teyzem benim..

Ben bu teyzeleri hatırladım galiba doğum günümde annem daha odaya gelmeden onlar odamızda beni karşılamışlardı :)


Seren teyze benim saçlarım ne zaman seninkiler gibi upuzun olacak??

Kendimi Selçuk amcaya çok yakın hissediyorum ortak bir yönümüz var sanırım :)

Sinem teyzemin eşi Mehmet amca çok alem ayağımdaki çoraplarıma göz dikti bebek kokulu çoraplarımı almadan şurdan şuraya gitmezmiş.. ve çıkarttırıp cebine attı sonunda :)

Off hiç bu kadar kalabalık görmemiştim yoruldum çok.. akşam da mışıl mışıl uyudum annemi üzmeden.

10 Mart 2008

Gazım olmasa çok mutluyum ben

Gazım tuzum yokken ne kadar huzurlu uyuyorum ben böyle annem de şikayet etmesin uyumuyor bu bebiş diye :)



Dün güzel bir Pazar günü olarak başlamıştı bebişi hazırla emzir gazını çıkar eşyalarını hazırla bizim hazırlanmamız derken bebişle dışarda kahvaltı edilebilir mi acaba diye öğlen saat 1 e doğru anca evden çıkabildik..vee çok güzel bir Pazar kahvaltısı yaptık deniz'e teşekkür ediyoruz tüm dışarda kalınan saatler boyunca güzel güzel uyuduğu arada gözlerini açıp şaşkın şaşkın bakındığı ve hiç ağlamadığı için :)


Ama akşam 7 den sonrası felaketti bebiş naptıysak susmadı canım o kadar sancısı oldu ki pişman oldum dışarda fazla mı kaldık diye.. gaz yapan hiçbirşey yemesem üşümemeye çalışsam da ufacık bi soğuk almam Deniz' e acaip dokunuyor bizim minik tırtılımız gece 2 ye dek kıvrandı durdu masajlar sıcak havlular ilaçlar sonunda da arabayla gece gezmesi pek bir işe yaramadı malesef sonunda uykusuzluktam kösüldü kaldı tırtıl.. 3.ay dolup da bebekler hareketlenmeye başlayınca gaz sorunu ortadan kalkıyormuş eh bizim 2 ayımız bitti gitti sayılır bu cuma Deniz 2.ayını dolduruyor..

Gündüz uyuyabildiği nadir zamanlarda yüzüstü yatırıyorum sanırım rahatlatıyor böyle yatmak onu o kadar tatlı gözüküyor ki minik tırtıl:

Sanırım en çok emip doyduktan sonra uykuya dalıp da omzumda uyumasını seviyorum onu izlemek o kadar güzel ki suratı binbir şekle giriyor Deniz' in.. Nefesini dinlemek koklamak en güzeli..
  • Uykusunda gülümsüyor tatlı tatlı bazen ağzını bile açıyor gülerken..melekleri görüyor rüyasında :)
  • Alt dudağını içeri çekip kaybediyor
  • Bazen de çenesini iyice içeri çekiyor çene kayboluyor
  • Çenesiyle emme hareketleri yapıyor
  • Kaşlarını yukarı kaldırıp indiriyor bazen çatıyor
  • Dudaklarını öne uzatıp büzüyor
  • Hızlı hızlı nefes alıyor
  • İç çekiyor
  • Bazen de gözlerini açıp kontrol ediyor hala annemin omzunda mıyım diye değilse basıyor yaygarayı böcek
  • Geriniyor poposunu dışarı çıkarıp ellerini yüzünün 2 yanına koyuyor aynı bi tırtıl gibi :)

Bu da gülümseyişini yakalayıp da çekebildiğimiz nadir anlardan biri:

7 Mart 2008

Salıncak










Deniz kızı ağlamasın oyalansın sallanmayı da çok seviyor diye yeni aldığımız salıncağını 2 gündür deniyoruz oturttuktan sonra saate bakıyorum bizimki bir 10 dak bakınıyor gülüyor salınıyor güzel güzel ama sonra gene mızıldanmaya ve kucağıma almazsam şiddetlice ağlamaya başlıyor.. kıyamıyorum o kadar masum masum iç çekiyor ki..ne yapacağımı şaşırdım salıncak da işe yaramadı evde kapladığı yer de cabası halbuki oto koltuguna oturtup havada sallayınca susuyor...gündüz uykuları da hiç yok kendi kendine uyumuyor bebiş yorgun da düşüyor ama direniyor böcek..sürekli meme ya da kucakta olmak istiyor dedikleri gibi 3 ay içinde düzene girer inşallah..

Bu sabah oynadık konuştuk biraz yakında agucuklarını bekliyorum :)

6 Mart 2008

Deniz havası


Bugün 51. gün, Deniz' le sahilde yürüyüş yaptık deniz kokusu aldık mis gibi.. yani ben yürüdüm o da mışıl mışıl uyukladı..böceğin keyfi yerinde.. arada uykusunda gülücükler atıyor çok şirin :)

evde gündüz gözünü kırpmadan bakınan uyumaya direnen miniklik dışarı çıkıınca en engebeli tümsekli yollarda kaldırımlarda tıngır mıngır gitmeyi çok seviyor hemencik uykuya dalıyor.. tabi her zaman değil meme istersek bizi kimse susturamıyor.. Bugün otomatik sallanan salıncağımız da geldi bebişi nasıl sakinleştiricez derken biz batıcaz sanırım yavaş yavaş..Ateş salıncağı kurduktan sonra heyecanla bebişi oturttuk bir 10 dak güzel güzel salındı devamlı değişen müzikleri dinledi ama sonra gene mızıldanmaya başladı.. yenidoğan için çok uygun değil biraz daha zaman geçsin alışır diye düşünüp teselli ettik kendimizi ya inşallah bakalım!

Annem gitti 3 gündür yok ve ben kafayı yemek üzereyim Deniz neyse ki gece ve sabahları en azından 10.00a dek uyuyor ama sonrası Allah kerim hiçbir şeye izin yok bıraktıgım an ağlamaya başlıyor galiba kucağa alıştırmak bu demekmiş kıyamıyorum o kadar içli ağlamaya başlıyor ki suçluluk hissedip yanına gidiyorum hemen.. sabah 7 den 10 civarına dek ne yapabilirsem kar oluyor kahvaltı biraz ev temizliği bazen hızlı bir duş.. yemek yapmak gibi bi lüksüm hiç yok yarın deneyeceğim erkenden ama zaten elim ağır zor gözüküyor.. Annem yanımda olmasa Deniz 6 haftalık olmazmış ya da benden geriye bişey kalmazmış.. Tekrar geleceği günü iple çekiyorum o güne dek ben de biraz pişmiş olurum inşallah.

4 Mart 2008

DENİZ KIZIMIN DOĞUMU

Bu blog işine ne güzel başlamıştım azimle ama devamı pek öyle olmadı malesef nedeni yok sadece canım istemedi üşendim bir çok şeye oldugu gibi ama bundan sonra deniz bebek izin verirse tabi - ki 6 haftadır hiç bir şeye vakit yok-devam etmek istiyorum ilerde kızım minik böceğim okusun neler yaşamışız o minnacık bi bebişken..

Tatlı kızım Deniz 14 Ocak 2008 de akşam saat 21.10 da 49 cm ve 2,850 kg olarak dünyaya geldi.. Akşamüstü saat 17.00 de niyetimiz doktor kontroluydü meğersem bizim böcek daha fazla duramazmış sabredemedi 200 e vuran kalp atışlarıyla pek bir heyecan yaptı doğmak için, doktorumuz Nurettin bey bebeğin kalp atışlarının dinlenmesi sırasında bebek geliyor artık hadi demet hadi bay bay derken ben şaşkın vaziyette Ateş' e bakıyor olmaz daha 2 hafta var aslında ben hazır deilim hem açım da banyo da yapmam lazım diye saçmalıyordum :) apar topar eve valiz almaya gittik, ben Ateş para çekmeye gitmişken yoklugundan istifade hemen banyomu yapıverdim ama annecigimin dayanamayıp bana hazırladıgı sandviçi yiyemedim ateş yutuverdi beni azarlayıp.. resmen bogaz kavgası yaptım küçük çocuklar gibi buzdolabindan çikolata çıkarıp yemeye çalıştım saçma sapan şeyler yaptım heyecandan..
Doğum ve hastane günlerim çok güzeldi teyze Seren duyar duymaz kızları örgütlemiş toplamış Deniz' le benim odamı da bugüne dek gördüğüm en tatlı süslerle donatmıştı ona hamileliğim sırasında ve sonrasındaki desteği ve sevgisi için çok teşekkür ederim duracell böceği :)
bütün sevdiğim yüzler oradaydı ameliyattan çıkarken ..en başta Deniz bebek tabi :) minik ellerini emiyordu böcek .. sezeryana deli gibi aç girmem işime yaradı bebiş içerden kurt gibi aç çıktı ve hemen memeye yapışıp kolostrumu çekmeye başladı.. bugüne dek yaşadığım en güzel andı bu..hele deniz'in memeyi emerken çıkardığı sesler ölümcüldü hala da öyle :)

Bundan önce en son Eylül ayında müstakbel bebek Deniz henüz 22 haftalık iken yazmışım.. arayı kapatmam mümkün olmasa da en azından yaşananların resimlerini koyuyorum .. Deniz ultrasondaki hallerine çok fazla benzemiyor ya da biz bişeye benzetemiyorduk ultrason resimlerini..ama aşağıda 33 haftalık iken yani bize nanik yaparkenki pozunda olduğu gibi parmakları uzun uzun bebişin..
Bebiş sırasıyla 25, 33 ve 35. haftalık iken:
Vee bunlar da kızımın dışardan görünüşleri :)



Deniz gelmeden önceki son hazırlıklar -Serencanım harıl harıl işbaşında :)

Ve işte benim minik tatlı pembe kızım..