29 Aralık 2008

Takvim Bebişi Deniz :)

İrenbe' nin 2009 takviminde Denizkızım.. benim favori gülen bebe resmimle..

Bu sene Yeni Yıl 'ı Marmaris' te karşılıyoruz..yolculuk yarın sabah.. bu işe en çok dedemiz sevinecek heralde.. biz Deniz 'i anneanne ve dedeye bırakıp biraz kaçamak da yapabiliriz belki..bu planlardan Deniz' in haberi yok tabii.. evden çıkarken henüz arkamızdan ağlamıyor ..zaten sayılıdır ya çıkıp gidebildiğim.. işten ayrılmayıp başlamış olsaydım heralde kapıdan çıkmama zor izin verirdi.. genelde bütün gün beni görüyor kuzu akşam baba gelene dek.. bu ara sadece oyun arkadaşı olmamı istiyor ama bez değiştirmek iyice zorlaştı yatay konuma getirilince acayip bozulup kızıyor şaşkın..bu ara fena şekilde çığlık atmaya başladı tepki vermiyoruz yakında vazgeçer umarım..

Bir de yeni araba koltuğuyla pek mutlu sığmayan bacakları rahatladı yüzü öne dönük hepimize hakim pek keyifli..

26 Aralık 2008

Almanya Yolcusu ..

Bu bebişler gerçekten annelerini yalancı çıkartıyor.. dün akşam arkadaşlarım evdeyken kuzu saat 8 de uykuya daldı ve onca gürültüye şıngırtıya rağmen gık demedi.. Hatta yanına gittik bi terslik olmasın hiç sesi çıkmadı diye.. normalde uykuya yattıktan sonra 11-12 ye dek bikaç defa ağlar sızlanır yanına gideriz öyle uyur tekrar..

Özlem Almanya ya gidiyor.. Yabancı eniştemiz Michael'la.. Micheal annemi görünce elini öptü tamamdır Türk yapmışsın çocuğu dedik.. çok içten ve doğal .. şaşırınca bu kadar güzel "Allah Allah" diyen bir yabancı yoktur heralde..
Burulduk çok.. ama yeni bir ülke yeni insanlar Özlemcim çok mutlu olacak eminim..
Gene resim çizmece komik anlatmaca oynadık çok güldük.. Tasarımcı takım Ateş ve Micheal süper ne kadar zorlasak da 1 dak sürmüyor çizip bilmeleri.. Ateş zaten babasından almış yeteneği..Pazarlık yapan kanguru bulaşık yıkayan karıncayiyen zırrt diye çiziveriyor.. Kızlar olarak çizimde başarısızdık ama süper takımdık valla..
Beklediğim kitaplarım geldi sonunda Montessori kitabım Tim Se.ldin "Harika Ç.ocuk Nasıl Yetiştirilir" ve Tra.cy Hogg "Bebek Bak.ım Sorunlarına Muciz.e Çözümler".. 2 si de çok güzel ama ben pratikte başarı olabilirsem özellikle uykuda hala biraz dertliyiz ya emzirirken ya da kolumuzda salınırken uykuya dalıyor uyumak istemiyor sıpa hayatı kaçırır maazallah ..

Bu arada 11 aylık kuzucuk neler yapmış;
Bay bay deyip el salladığımızda elini kaldırıp yavaşça vaa-vaa diyordu artık geliştirdik yüksek sesle dey-deeey diyor :)
Şampiyonum nerede deyince yumruklarını yukarı kaldırıyordu şimdi de arkasından alkışlayıp vavavaa diyor yani bizi taklit ediyor "bravoo"..
Su içmiyor hala.. anne sütü ve bazen rezene dışındaki sıvılar dışarı püskürtülüyor..
Bu ara al-ver oynamaya bayılıyor..
Her türlü saklambaça da bayılıyor..
Dokunması yasak şeylere elini uzatırken ııhh -hayır deyince bakıp duruyor.. her zaman değil ama..bazen de yüzüme bakarak elini uzatıyor..
7.dişimiz de tamamlandı dişlerini fırçalıyoruz macunsuz.. fırçayı elimden alıp ısırmaya bayılıyor..
Bazı akşamlar uyku öncesi masal kitabını okuyoruz ..biz okurken o resimlerine vuruyor sayfa çeviriyor..
Gene uyku öncesi odasının duvarlarındaki güneş, tavşanlar, kedi ve kaplumbağaya iyi geceler dileyip el sallıyoruz beraber..
Oturur pozisyondan harekete geçip koltuktan iniyor ayaklarını aşağıya sallayıp.. hala desteksiz tam ayakta duramasa da..
Sanırım beni öpmeye çalışıyor bu ara ağzını kocaman açıp yüzüme değdiriyor..

23 Aralık 2008

Japonya' ya Mutlu Yıllar :)

Bu sabah kapı zili çaldı ben Deniz' in bezini değiştirmiş yenisini giydirme uğraşındayken ve miniğim de bütün gücüyle bezi reddedip futbolcu tekmelerini annesinin artık çürüyen dizlerine yağdırırken.. Deniz'i kaptım kapıya gidip kimmiş diye, kadının teki aşağıya gelin postanız var diyor..ben de gelemem yukarı getirir misiniz derken tabii ki getirmedi neyse Deniz 10 dak sonra uyuyunca dış kapıya bırakılmış küçük paketime çalınmadan kavuştum :)
Japonya dan çok tatlı bi Yeni Yıl tebriği geldi içinde gül kokulu bi kuzucuk ile.. Serencim çok teşekkürler sana da iyi yıllar canım arkadaşım.. Japonlar yeniyılı 1 Ocak' ta kutlarmış "Geleneksel Jap.on Yeni Yılı Kar.silama Etk.inlikleri" ile eminim çok güzel olur orada olmak bizim için de bolca eğlen ve gül olur mu.. Demek bu sene inek yılıymış geçen yıl yani 2008 kızımın yılı fare yılıydı biz de sayende öğrendik seren teyze :) bu arada bizimki zuzuyu kaptığı gibi salladı hırpaladı elinden zor aldım :)

20 Aralık 2008

Çocukluğumdan..

Çok sevdiğim ve iyi ki de hala görüştüğümüz çocukluk arkadaşlarım 3-4 tanedir..
Kurban bayramı tatilinde Deniz annesinin en eski - 4-5 yaşlarından beri- ve en iyi çocukluk arkadaşı Özge' yle tanıştı.. sonunda tanışabildiler çünkü bi türlü denkleştirememiştik Özge ve Yücel ne zaman istanbul'dan gelse biz şehir dışında oluyorduk bu sefer hastalık nedeniyle oturduk popomuzun üzerinde de görüşebildik nihayet..
Aşağıda fotoda geçen sene bu zamanlar yine bayram tatilinde Deniz' in doğumuna az kalmış henüz Kımılcan diye sevdiğimiz, karnımda kıpraştığı zamanlar biz kahvaltı ediyoruz..Aradan yaklaşık 1 sene sonra da Deniz Özge ve Yücel' le.. bizimki hemen kaynaştı.. özellikle erkek ahalisine yönelttiği ilgisini Yücel 'e de sevinç gösterileri gülücükler seslenmeler şeklinde gösterdi.. bayram hediyesi Converseleriyle koşturmaya çalıştı henüz yürüyemeden..ee her kızın bi converse'i olmalı bu da bizim ilkimiz gerçi ayaktan fırladı bizimki tekmelerken ayaklar hala minicik.. biraz daha büyümesi lazım..

Özge bana çocukluk günlerimden çok güzel bir hediye.. Araya mesafeler şehirler girdi ama hiç kopmadık.. birlikte neler yapmadık ki..Marmaris in en doğal yeşillikler içinde olduğu ticarileşmemiş bozulmamış zamanlarını yaşadık ..onunla aynı sınıfta olmak için ilkokulun ilk gününde sınıfımdan kaçıp onunkine gittim elele tutuştuk ayırmasınlar diye..tenefüslerde kolkola gezerdik.. hala çok sevdiğimiz öğretmenimiz Mediha hanım' dan 20 lira borç para isteyip simit almıştık .. annelerimize biz -özge ve ben- evlenicez deyip evlilik kararımızı açıklamıştık ..ilkokul aşklarımız oldu ne komiktik ..okula yürüyerek gittiğimizde dereden kurbağa toplardık şişe içine..her bayram güzel güzel giyinip beraber para ve şeker toplamaya çıkardık... sokakta top oynayarak büyüdük.. daha bir sürü anı.. Inşallah kızımın da böyle çok seveceği ve güveneceği arkadaşları dostları olur ileride..

7 Aralık 2008

İlk Hastalık İlk Ateş ve Hastane Günleri

Neredeyse 11 aydır ne ufak bir öksürük ne ateş hiçbir rahatsızlığını görmediğimiz kuzunun ilk hastalığı baya kötü yakaladı bizi.. 3 Aralık akşamı aniden öksürükle başladı hırıltıya döndü, ertesi sabah doktora gittiğimizde de öyle ahım şahım bişey yoktu bronşlarda daralma boğaz enfeksiyonu başlangıcı.. akşamına nefes almakta çok zorluk çekmeye başladı bütün gece başında nöbet tuttuk sabah gene hastaneye gittik ve buharla ilaç tedavisi uygulandı.. ama malesef akşamına kuzucuk iyice kötüleşti ve ilk defa ateşi çıktı 38.8 le acile gittik.. Allahım ateş ne kadar kötü birşeymiş biz de tecrübesizdik ve şok olduk o kıpırcan Deniz den eser kalmadı bıraktı kendini çok korktum insan nasıl sakinliğini koruyabilir ki.. 2 gece 3 gün hastanede yattık bizim kuzu odaya gelen hemşireleri görünce ağlamaya başlıyordu gene napacaklar bana diye..ilk gece acil dr.unun kararıyla serum ve katater takmak için uğraşmaya başladılar ama bizimki tombik oldugu için damar bulamadılar ve ben sonunda dayanamayıp pes ettim doktoru arayıp çocuk helak olacak kollarını ayaklarını deliyorlar diye taktırmadım.. emzirdiğim için doktorumuz kabul etti..hemşireler kesin bana gıcık olmuşlardır ya napalım..Ciğerleri ve kanı temiz çıktı ama antibiyotik tedavisine başlandı 5 gün.. Buharlı tedaviyi Deniz hiç sevmese de nefesine çok iyi geldi yavrum sonradan alıştı gece uykusunda bile maskeyi taktıgımızda tek gözünü açıp bizi görünce uyumaya devam etti.. Annem de hemen atlayıp geldi bu arada.. Deniz kucağımda ağlarken anneanneyi görünce zıplamaya gülücükler atmaya başladı..
Ateşli olduğu zaman dışında hastalık sırasında gene güleç yüzünü neşesini hareketliliğini kaybetmedi her türlü marifetini sergiledi doktorumuza hastanedeki insanlara.. Ama 4 gün boyunca hiçbir şey yemedi yediğini de kustu.. sadece anne sütü biraz su ve muz püresi..hala boğazı acıyor ve fazla yiyemiyor bu sabah şaşkın benim gevreğime elini attı bi parça koparmış yutmaya çalışırken sabah yediği azcık kahvaltısını da çıkarttı.. stoklardan kullanıyor şu ara..doktorumuz bayram ziyaretlerini yasakladı henüz iyileşmediği için..evdeyiz..marmaris'e gitmekten vazgeçtik kuzucuk iyi olsun da..
Hastanede son gün.. çıkacağımızı anladı heralde bir neşe bir keyif :)
10.ay durum raporu da şöyle;
- 75 cm 10 kg 730 gr la üst limitleri zorluyoruz :)
- Nerede benim şampiyonum deyince ellerini yumruk yapıp yukarı kaldırıyor.. biz alkışlayınca sonrasında o da alkış tutuyor..bunu defalarca yapıyor..ama istediği zaman..
- yakınlardaki bir örtü ya da elbisesiyle yüzünü kapatıp gülerek açıyor ve bakıyor..ce-e oynuyor :)
- Atılan topları hemencik alıp şimdilik rasgele yerlere gitse de o da bize atmaya çalışıyor..
- İstediği her yere gidiyor özellikle koltukların altları ve saksı dipleri favori mekanları.. saksıdan toprakları boşaltıyor..
- Saklanma oyununa bayılıyor..kafasını yerlere kadar eğip görmeye çalışıyor..
- İstediği şeyleri işaret ederek gösteriyor..
- Yemek yerken baş parmak ve işaret parmağıyla minnacık yemek parçalarını tutup ciddi bi suratla dakikalarca elden ele geçirip incelemeye bayılıyor..
- Çok komik bir şekilde el sallıyor ya tek bir hamlede kolunu kaldırıp indiriyor ya da salladıkça sallıyor..
- Kedi nerede Deniz deyince dışarıyı işaret ediyor
- Sabahları uyanınca kanarya gibi şakıyor şarkı söylüyor bizi görünce çılgına dönüyor sevinçten
- Te.letub.bies de Lala ya sesleniyor..la laaa
- Kelimeler;
baba- dede
del= gel
gigi- anni= anne
"gigi" yle başlayıp sırayla "jiji" ve sonunda "cici" olan= cici
ayyyy= keyifliyken ya da birşeyi eline aldığında diyor
ve mütemadiyen çeşitli sesler çıkarıyor gevezecik..
Hastalık hemencik geçsin bitsin bi daha da uğramasın inşallah annelik ne zormuş bi o kadar da güzelmiş.. bi kez daha anladık..