29 Aralık 2009

Öncesi - Sonrası

Yaklaşık on gündür öğle yemeğinden sonra Deniz kendi kendine " ee jamanı uuku jamanı" deyip yatağına gidiyor ben de nasıl yani diye şaşkın şaşkın bakıyorum arkasından.

Noldu birden, tamam yatağında kendi uyuyordu aylardır ama uyku zamanı deyince ne kadar koşup zıplamış, dans etmiş, yorulmuş olsa da mutlaka itirazını yapar, sızlanmaya başlardı.

Diego' ya ek olarak yeni öğle uykusu arkadaşları Pamuk ve Kahve, yani minik fareleri. Yeni almadık ama nedense onları da yanında istiyor ve mutlaka Pocoyo kitabını.

Geçen hafta çektim bu fotoğrafları.
Yattı ben de içeriye gittim ama mır mır sesler geliyor. Battaniyesini de üzerine çekmiş -ki hiç adeti değildir yere atar- fareler ve Diego yanı başında, onlara Pocoyo okuyor " Pocoğo lego oynuyoo Pocoğo jüt iççiyo".

"Annecim fotoğrafını çekebilir miyim?" dedim hıhı diye izin verdi.


Ve de sonrası uyumuş hali.



Haftasonu araya girip öğle uykuları 2 gün sekteye uğrayınca bugün şaştı bu yeni hali, ama biraz "anne gey anne yanıma dat ee dap" ısrarlarından sonra uyudu.

Suratı hala bebek olsa da ne çabuk büyüdü benim tatlı kızım.
Az önce küçülen bazı kıyafetleri, ayakkabıları, bebeklik oyuncaklarını 5-6 aylık kız bebekleri olan ve yarın göreceğim iki arkadaşıma vermek üzere ayırdım. Daha çok var ayrılacak ama zaman ve kendimde güç buldugum zaman onları da çıkaracağım meydana.
Şimdi hayvancıklarına giydirmeye çalıştığı birkaç tane de oynaması için bıraktığım minicik çoraplarını sevdim kaldırırken, sanki bütün eşyaları toplayacakmışım gibi hüzünlendim.

Büyümesini izlerken, beraber büyürken hep onu düşünmek, neye nasıl tepki vereceğini hayal etmek, geleceğini şekillendirmeye çalışmak;
farklı bir yola girebilmek, karar vermek çok zor.
Dilerim verdiğimiz kararlar onun için en iyisi, en doğrusu olsun..

23 Aralık 2009

Arkadaşlarım ve Ben

Çok sevdiğim arkadaşlarım Can, Ege, Ekin bana oynamaya geldiler. Artık birbirimizi tanıyoruz iyice.

Sallanan fil' im Buçi Buçi' ye 2 kişi hatta 3 kişi binmeye çalıştık.
Tünelimden geçtik sırayla içinde yuvarlandık çok eğlendik.

Berna teyzemin geçen aylarda hediye ettiği çocuk şarkıları albümümü çok seviyorum günde 4-5 posta anneme çaldırıp acayip figürlerle hoplayıp zıplıyorum, arkadaşlarıma da mini bir gösteri yaptım beraber dans ettik.

Bir ara Ekin'le mutfakta çay takımımı alıp kı.zkıza oynadık birbirimize çay ikram ettik.
Can da çay içmek isteyince kapıştık biraz, sonunda Can bardakla Ekin' e vurdu en çok aklımda kalan günün anlarından biriydi bu, hala anlatıyorum durup dururken,
- Aakadaş geydi
- Can vuydu Ekin'e
- Ekin'in kafaşına vuydu, ayladı Ekin
- buj, anneşi buj koydu geçti
- bi baa dapmıcak Can

Annemin yaptığı balkabaklı muhallebiyi, havuçlu cevizli keki yedik enerji depoladık. Gün sonunda uykusuzluktan yorgunluktan yerlere serildik hepimiz, uykucu arkadaşım Ege hariç.

Gene gelseniz, hep oynasak her gün oyun olsa..


* Fotoğraflar için Bernacım çok teşekkürler..

Bem kütükken

Deniz 3-4 kelimelik cümleler kuruyordu ama son iki haftada ne olduysa dili birden atak yaptı, biz şaşkınlıkla ve keyifle izliyoruz.

Otoparkta babasına sesleniyor,
- baba bak ooyda bi kedi vay
- bak oyda da da bi köpek vay *bazen tek bazen çift bu "da" larin sayısı şaşabiliyor :)

Tek tek tane tane konuşuyor, bazen söylemeye çalıştığını anlamayınca üzülüyorum ne dedi ne demek istiyor diye kafa yoruyorum çok komik gerçekten.

Bugün üzerini giyiniyoruz durup dururken şöyle bir inciledi,
- uçakı biidim
- efendim ??
- uçakı biidim anne
- hıım uçağa mı bindin?
- hııı ebet
- bem kütükken uçakı biidim
- sen küçükken??
- ebet bem kütükken
- hımm
- ee-e daptım *küçükken uçağa binmiş uyumuş??

Kahkülleri uzadı gözlerine giriyor, bu defa kesmeyeceğim artık, bir kenara toplayıp toka taktım diğer tarafa da takmamı istiyor,
- bu tayafa da
- bi tane daa vay oyda
Tokanın diğer eşini kaybetmiştik yok, aradan zaman geçti babası gelince toka dolabına götürdü açmaya çalışıp şöyle diyor,
- Bundan iki tane vaydı !!

Bunda çok güldürdü beni,
ilk defa gördüğü çingene pembesi, yaka kenarlarında keçeden minik süsler olan bir bornozu inceliyor,
- bu ne?
- havlu bornoz annecim,
- annenin?
- evet benim,
- hııı
- menim oysun? menim oysun? *bunu sorarken kafasını da emme basma tulumba gibi öne yana eğiyor :))

Temizlik onun işi,
- anne peççete içtiom? *peçete istiyormuş
- napacaksın peçeteyi?
- temizlik dapcam
5 dakika sonra peçeteyi çöpe attı,
- noldu bitti mi temizlik?
- gene baçka peççete içtiom
- peki :))

21 Aralık 2009

Minik eller kocaman kalpler


Bu kalpler kimin için?
Doğum günü olan babaya.


Süngerle boyamaya bayıldı, "bi baa yapalım bi baa" deyince iki tane hazırladık.
Bu kalpler kimin deyince,
- Denijin meniim!

Bu sabah telefonda babasına söyledikleri,
- Babcacım duum güğün tutlu oysun

Fikir buradan Our Crafts~N~Things.

Yeni Yıl Oyuncak Arkadaşı


Bu sene Deniz yeni yıl heyecanını erkenden doya doya yaşıyor.

Montessori grubumuzun Yeni Yıl çekilişinde Deniz Ankara' dan 14 aylık Kutluay' a çıktı ve hediyeleri cuma günü Deniz uykudayken geldi.
Genelde öğle uykusundan huysuz ağlamaklı uyanan Deniz' in ben "kargocu abi geldi arkadaşından sana hediye getirmiş koş bak salonda" deyiverince bütün uyku sersemliği gitti.
Çok heyecanlı, mutlu..

Hediyee aakadaaş diye bağırarak önce çok şirin uğur böcekli kartını inceledi Kutluay' ı fotoğrafından sevdi. Sonra paketlere saldırdı, bir kitap ve ahşap şekiller puzzle.
Yap-boz'lu masal kitabını çok sevdi kapağındaki simlere bayıldı süslü kızım benim.
Eline bir ahşap şekilleri aldi bir kitabını ikisini de bırakmadan.


İkinci paket de bana, anne -kız şanslıyız bu yıl. Kutluay'ın annesi Öznur beni de düşünmüş el emeği çok güzel bir atkı bere takımı göndermiş.

Öznur ve Kutluay' a çok teşekkürler hediyeler ve incelikleri için.
Bu yıl hep böyle şanslı olsun dilerim.

17 Aralık 2009

Geyik kardeşler ve Çam ağacı

- Deniz bu ne?
- Ağaç
- Ne ağacı?
- Neni yıy

Gerekenler; 4 üçgen yeşil karton 1 dikdörtgen kahverengi karton kestik, etiketler, renkli pamuklar ve tutkal. Deniz pamukların üzerine de yıldızlar yapıştırmaya devam etti :)

Yeni Yıl ağacı fikir buradan : Our Crafts~N~Things.

Bunlar da Deniz'in el ve ayaklarından geyikler. En çok bunu sevdim ben.
Önce kartona el ve ayak izlerini alıp kestik. Gözler etiketten, burun pamuktan.

Geyik fikri link : Our Crafts~N~Things .

- Deniz ne yapıyoruz?
- Giyiiik !!

Sırada Kardan adam. Deniz kopardığı pamuklara tutkal sürerken parmağına bulaşan pamuklardan çok rahatsız oldu anne pij pij uff uf demeye başlayınca yarım bırakıp lavaboya koşturdu.

Kardan adamı biliyor görünce "daydan dadaaam" diye bağırıyor ama kar nedir onu bilmiyor ki yavrum canlı canlı görmedi henüz.

Akşam babası gelince ilk iş elinden tutup eserlerini gösterdi,
- bem daptııım!
- neniyııı neniyııı neniyııı *Yeni yıl kutlu olsun şarkısını söylüyor.

16 Aralık 2009

Minik Fotoğrafçı


Büyüyorum Eğleniyorum Ögreniyorum 'da bu haftaki konu "Fotoğraf".

Haftasonu Bienal' deki fotoğrafları gezdikten sonra dün sabah deniz kenarına fotoğraf çekmeye gittik.
Ben çekerken mütemadiyen "bem de bem de! menimm!!" diye koşturan minik fotoğrafçımı serbest bıraktım işte Deniz'in deklanşöründen çıkan ilk fotoğrafları.

Yeni Yıl' dan ilk hediyeler


Bu sabah kapı çaldı "kargooo!!"

Sesi duyan Deniz "aabiii kaaagooo" diye zıplamaya başladı sucu abi, kargocu abi hepsine hayran geldiklerinde heyecanla seslenip kapıya dayanıp sabırsızlanmaya başlıyor.

Gelen paket İstanbul'dan. Füsun' un etkinliğinde ben Begüm'ün annesi Güneş'e çıkmışım meğer. Güneş' le aramızda bir bağ var sanki birbirimizin şansı oluyoruz hep. Deniz'in 23 Nisan oyuncak arkadaşı da Begüm olmuştu.

2.Montessori yeni yıl oyuncak arkadaşı etkinliğimizde Deniz'e bu sefer de Begüm çıktı. Biz çok mutluyuz bu durumdan, bir de yüz yüze tanışıp oynayabilseler.

Güneş' ten çok güzel iki hediye aldık, bir tanesi de Deniz 'e gelmiş Begüm'ün fotoğrafının da olduğu el emeği çok şirin bir kartla beraber.
Deniz bak arkadaşın Begüm' den sana hediye geldi deyince yaşadığı heyecan çok güzeldi akadaaş hediye diye diye Begüm'ün resmini elinden düşürmedi yetmedi bir de öptü.
Sonra da hediyeleri açtı benimkini de tabii.
Sevgili Güneş' çok teşekkürler çok beğendik hediyelerimizi, bugün güzel bir heyecan ve neşeyle başladı günümüz.

Benim hediyem de sevgili Özden' e gitti, hediye almak yanında vermenin ve beğenildiğini görmenin zevki daha da güzel.

15 Aralık 2009

Deniz 23 aylık


Çok cadı oldun benim tatlı kızım.

Bu aralar alışkanlığın gecenin bir vakti uyanıp ooyda yatcam diye bizim yanımıza geliyorsun, sabah ikimiz kalınca beni yataktan atmadığın kalıyor ne tarafa yatsam üzerime gelip koca yatağa yayılıyorsun ben tam dalınca da annee bak annee kalk demeye başlıyorsun elinle yüzümü severken.

Çok da süslüsün bu aralar, sabah uyandın ve ilk işin benim kolyelerimin asılı olduğu bebeği gösterip "ooyda koyye içtiom takçam vey vey vey" diye başımın etini yemek oldu.
Ben kahvaltı hazırlarken sen kolyelerini taktın yanıma geldin koşarak "bijj geydiik" diye. Ben geldim denir annecim diye düzeltince de tekrar "bem geydiiik" diyorsun.

Hiç kızamıyorum, kafanı yana eğip annee accecimm diyorsun sımsıkı sarılıveriyorum sana hiç büyüme istiyorum.. Hep böyle bir yer fıstığı olarak kalsan, mağara adamları gibi konuşsan, dergilerde gördüğün ya da hamurdan yaptığımız yılanlara bile gösterdiğin şefkatin, sevgin hiç eksilmese.

14 Aralık 2009

Gemiler ve Bienal

Bugün ben çok eğlendim.

Dün "gemmi gemmi bincem" diye ağladığım için bana verilen gemi sözü üzerine sabah vapura bindik.

Vapuru beklerken ilk defa giydiğim yağmur botlarımı babamın da teşviğiyle su birikintilerinde şap şup test ettim.

Martılara gevrek attım karınlarını doyurdum.

Yelkenlileri seyrettim.


Yelkene dair herşeyi çok seven babam hayalini kurduğu yelkenlileri çekti durdu.


Halamın sanatçı olarak katıldığı bienale 3. EgeArt Sanat Günleri' ne gittik. Önce Resim ve Heykel Müzesi'ne..

En çok gemilerin olduğu bir fotoğrafı sevdim, annemi gemmiiii diye çığlık atarak sürükledim.

Kendi başıma gezmek istedim.

Meydanı boş bulup koşturup oynadım.

Sonra da asıl etkinliklerin olduğu AKM 'ye geçtik..

Gitar, ney ve vurmalı çalgılardan oluşan bir grubun dingin müziklerini pür dikkat dinledim, anne ve babamı ilgimle şaşırttım. Etraftaki fotoğrafçılar en küçük sanatsever diye fotoğrafımı çektiler.

Yorgunluktan arabada uyudum, uyanınca günü parkta bitirdim.


Annemin çok sevdiği bu şarkı da benim için,
------
Deniz rüzgara karışmış güneşte
Martı sesleri vardı gülüşlerde
Gülüşlerde gülüşlerde

Sen geçerken sahilden sessizce
Gemiler kalkar yüreğimden gizlice
------

11 Aralık 2009

Cuma komikleri

Deniz arkadaşı Batuhan' la Özsüt' te.

'Bir koltuğa iki minik karpuz sığar mı' yı denediler,
sonra da koca kafede kurcalanmadık yer bırakmadılar.

Denizce


Bunları unutmadan yazmak istedim.. her gün yeni birşeyler yumurtluyor Deniz, çok şey unutulup gidiyor yerlerine yeni numaralar çıkıveriyor.

- Memoo yemek hazıır !
*anneanne dedeye seslenir çok nadir memo der normalde
- Deniz, dedeyi yemeğe çağırır mısın duymadı beni?
*Deniz merdivenin altından dedeye bağırır
- Meeemooo gey mama !!

Dün sabah gevrek alacağım gevrekçinin geçmesini bekliyorum kahvaltıyı hazırlarken, Deniz balkon penceresinden bakıyor bu arada,
- Napıyorsun annecim gelsene yanıma?
- gebekçiii hadi geey, accıttııım

Bugün suluboya yaptık öncesinde malzemeleri hazırlıyorum sabırsızlanıyor boya boya diye
- Deniz bi dakika az kaldı dur
- Beklee Deniijj

Anneanne soruyor Deniz'e
- Deniz sen anneannenin nesisin??
- Güğüü *gülü

Bugün hava kötü dışarı çıkamadık, beni perişan etti habire kucağımda çoğunlukla da bacağıma dolanmış gezdik az daha düşüyordum,
1 saat uykusu dışında yapışık kardeş gibiydik evde, uykudan uyanıncası daha felaket her türlü yaramazlığı huysuzluğu yaptı ben de kızdım sonunda, cevap da hazır en şirin haliyle,
- accecciiim bi baa dapmıycam

Bunlar da aklıma gelen komik kelimeleri,

Aaaç! kapaaaç! - kapıyla oynuyor aç kapat diye
Pöç - çöp
Ebet - evet
Dinono - dinazor
Apopo - ahtopot
Nunu - kedi
Yangalyoj - salyangoz
Kebedek - kelebek
Ceceç - yengeç
Ayı vıjj- arı geçmiş vız diye
Abada -araba
Kobacan - kocaman
Baçka - şapka
Ocundak - oyuncak
Mananin - mandalin
Dütcaç - sütlaç
Oblet - omlet
Yutata - yumurta
Cu- su
Jüt - süt
Kaabe - kahve
Cıcak & coğuk - sıcak soğuk
Cacımm - canım
Aççımm - aşkımm
joy - zor (portakalı soymaya çalışırken uf uff joy diyor)
ekçii - ekşi
yöj - söz
Budut - bulut
Cecen - Seren
Dinne dinne gumbürrr - şimşek çakmasını anlatıyor eli yanagında kulağını göstererek dinle diyor.

Fotoğraflar teyze Cecen' den.

9 Aralık 2009

Deniij

- Annecim çok fıstıksın yiycem seni
- I-ıh
- Ne fıstık değil misin?
- I-ıııh
- Aa nesin ya?
- Deniijj

İstanbul' dan arkadaşlarının yanından döndüğümüzden beri adını söylemeye başladı, bu kimin bunu kim içecek ya da yiyecek diye sorduğumuzda "Denijj", "Denijiin" diye cevap veriyor.

Marmaris' teydik, bayram öncesi gittik sonrasında da kaldık.
Ben de Deniz de çok özlemişiz oraları anneanneyi, dede ve dayıyı, oradaki evimizi ve Marmaris marina havasını.

Dedeyle bayram sabahı gezmesi.

Bu ara salyangoz sevdalısı her yerde arıyor buluyor "yalgalyoojj anne baak yangalyoj"



Arada da ben bir kaçamak yaptım, sağolsun canım annem kızını yorgun görünce beni İzmir'e gönderdi yalnız. 4-5 gün Denizsizdik kızkıza yemek yedik, arkadaşlarımızla bolca görüştük, sinemaya gittik, mor kasımpatlar aldım balkondaki saksılarımı doldurdum, bazen de boş boş oturdum özlemişim onu bile.
Uzun zamandır uzuunca konuşamadığım arkadaşlarımla sohbet edebildim ama hep laf dönüp dolaşıp ona ve son zamanlardaki muzırlıklarına geldi. Ateş le de durup durup ev ne kadar sessiz diye Deniz'den bahsettik durduk.
Ben ya da Ateş etrafta gözükmezsek sorun yok Deniz için herşey güllük gülistanlık orayı çok seviyor anneanne ve dedeyi de tabii. Ama ben etraftaysam vay halime boş oturmak yok anneye, herşeyi her işi anneyle yapacak anne anne annemm..

20 Kasım 2009

Kitap

Bir "Kitap" mimi gelmiş sevgili Füsun'dan. Denizce'si "bipap" olan..
Başlayalım;

1. Şu an okumakta olduğunuz kitap/kitaplar, kısaca konusuyla?

Susan Striker Çocuklarda Sanat Eğitimi var elimde, arada okuyorum bakınıyorum.
Leyla Sakpınar Resimde Çocuklarla Keşfet 'e de eş zamanlı bakıyorum, adı üstünde ikisi de çocuklar ve resim/ boya/ oyun çalışmaları üzerine.
Paul Auster New York Üçlemesi 'ni de okuyorum, yıllar önce üçlemeden Cam Kent ve Kilitli Oda'yı okumuştum üçlemenin toplandığı tek kitap elimdeki.

2. En son aldığınız kitap/kitaplar?

Kendime Paul Auster New York Üçlemesi, Deniz'e Tübitak Yayınları'ndan Anna Milbourne Yağmurlu Bir Gün, Zaman, Karşıtlıklar ve Erdem Yayınları'ndan Pituki ve Bulut Bubi.

3. Şimdiye kadar okuduğunuz kitaplar içinde en çok sevdikleriniz?

Başta Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi serisi, keşke bitmeseydi.
Amin Maalouf okuduğum tüm kitapları Afrikalı Leo, Semerkant, Yüzüncü Ad- Baldassare'nin Yolculuğu, Tanios Kayası ve Doğu' nun Limanları.
Rowling' in Harry Potter' ları var bir de, fantastik hikayelere kitap ve filmlere bayılırım.

4. Bir türlü bitiremediğiniz, bitirseniz de sizi okurken illallah ettiren kitap/ kitaplar?

Elif Şafak Bit Palas, diğer kitaplarını tek seferde bitirirken bu çok zorladı beni aylarca elime aldım aldım bıraktım.
Richard Bach Hiç bir şey Raslantı Değil de var.

5. Elinizdeki bitince okumayı düşündüğünüz kitap?

Stephenie Meyer Twilight serisi.
Ya da çook önce alıp okuyamadığım Alain de Botton Statü Endişesi.

Ben de Berna' ya, Elif' e ve Pelin'e atıyorum topu.

19 Kasım 2009

Deniz 22 aylık

2 ye 2 kala..

Çok tatlı acayip birşey bütün çocuklar gibi.. dün sabah beni "annecim accıttım" diye uyandırdı..acıkmış..

Evde aradığı birşeyi bulamazsa "ayyah ayyah" diye ellerini açıp öne uzatıyor..
tamamen benden kapma bu hareket Allah Allaaah..

Çok seviyorum..
O kadar ki bencillik edip bazen uyurken yanıma alıyorum sırf izlemek nefesini duymak koklamak için.
Annelik sağlığa zararlı ..

18 Kasım 2009

İstanbul

İstanbul' a gittik,
eski arkadaşım Merve ve 2 tatlı oğluylaydık.
Hava şansımıza orada bulunduğumuz süre boyunca güneşli ve sıcaktı,
Kasım ayında İstanbul'da olup ta kısa kolluyla sokaklarda gezeceğimi düşünemezdim.

Deniz' e çok yaradı bu seyahat, bir sürü erkek çocuk yaramazlığı öğrendi daha bir hareketlendi nasılsa.
Çocuklar büyükleri değil çocukları taklit edip örnek alıyorlar, 4 gün boyunca 24 saat beraber olunca ilk defa bu kadar çok şahit oldum.

3,5 yaşındaki A.Taylan, 18,5 aylık M.Levent ve Denizkızı.

Üçü de birbirlerinden çok şey kaptı ve en güzeli hiç yadırgamadılar birbirlerini ilk andan itibaren.
Genelde 3 yaş grubu çocuklar Deniz onların peşinde koşturup oynamak için deli olsa da bebek o diye burun kıvırıp yüzüne bakmıyorlar, düşündüğüm gibi olmadı bu kez.


Halimiz pek komik ev kreş gibiydi. Bazen yerlerde aslan dansı yapan, bazen terlik ya da oyuncak kavgasında bazen beraber koşuşturan birbirini kovalayan bazen de beraberce balkon sefasındaydı ufaklıklar. Biz de biraz nefeslenip kahve içip sohbet etmeye çalışanlardık Merve'yle.
Dilara da bir gece kalmalı gelince ev iyice şenlendi. Henüz bekar olan Dilo'muz ilk anda şaşkınlığa uğrasa da çabuk adapte oldu.

Çocuklar görüp beraber yemek yerler dedik ama Deniz'in mama sandalyesi yerine normal sandalyeye oturup yemek istemesi dışında bu olmadı, kahvaltı dışında pek yemek yemedi , İzmir'e dönünce de devam etti, bu aralar düzeldi neyse ki artık kafa yormayacağım neden neden diye bir süreç geliyor ve geçiyor.

Ama ilk defa baklava yedi, 2.kez vermem için ağladı başımda.
Muhallebi hiç yemezdi yemeye başladı, eve dönüşte yaptığım fırın sütlaçları da afiyetle yedi.
Kahvaltıda fındık ezmesi yemeye başladı; şekerli şeylere dilini sürmeyen kızımın damak zevki şekerlendi azıcık.
Süte "bu" yerine "jüt" demeye "kagi" olan kardeşe "kardeş" demeye, "arkadaaaş" diye bağırmaya başladı hatta eve döndüğümüzde ara sıra aklına gelip sesleniyor.


Merve 3 çocukla nasıl olurmuşu ben de 2 çocuklu hayatı denemiş olduk, karar veremedik değil mi Merve :)))

Ben yüz yüze sohbetini çok özlediğim arkadaşımla üç çocukla da olsa uzun zaman geçirebilmenin, Deniz de arkadaşların ve oyunun tadını çıkardık.

Bu iki ufaklık habire birbirlerine sarılıp durdular.

M.Levent uzaktan kollarını açıp Deniz'e doğru gidiyor, Deniz de ayy deyip yanaktan öpüp sırtına pat pat yapıyor.


Moms Cafe'de çamurla karışmış çimlerin ortasına oturduk sağolsun ortalıkta gezinen tek görevli içeriden de habire çocuk masası sandalyelerini ve oyuncakları yanımıza taşıdı. Hepimiz çamura battık Omo reklamı çevirdi bizim minikler.


Ne güzel bir gülüştür bu.


Deniz tekerlekli kaplumbağayı eline geçirmiş olmanın sevincini yaşarken.




Yolculuğa dairse, ilk uçağa binişi ne yapsam da oyalasam derken Deniz beni utandırdı hiç zorluk yaşamadım, bulutları ufalan manzarayı izledi bolca da çevredeki yolculara kikirdedi oyun yaptı.

Hızlı, yorucu ama çok eğlenceli geçti İstanbul. Dilerim bu üçlü de annelerininki gibi sağlam ve uzun bir dostluğa sahip olsunlar.