Noldu birden, tamam yatağında kendi uyuyordu aylardır ama uyku zamanı deyince ne kadar koşup zıplamış, dans etmiş, yorulmuş olsa da mutlaka itirazını yapar, sızlanmaya başlardı.
Diego' ya ek olarak yeni öğle uykusu arkadaşları Pamuk ve Kahve, yani minik fareleri. Yeni almadık ama nedense onları da yanında istiyor ve mutlaka Pocoyo kitabını.
Geçen hafta çektim bu fotoğrafları.
Yattı ben de içeriye gittim ama mır mır sesler geliyor. Battaniyesini de üzerine çekmiş -ki hiç adeti değildir yere atar- fareler ve Diego yanı başında, onlara Pocoyo okuyor " Pocoğo lego oynuyoo Pocoğo jüt iççiyo".
"Annecim fotoğrafını çekebilir miyim?" dedim hıhı diye izin verdi.

Ve de sonrası uyumuş hali.
Haftasonu araya girip öğle uykuları 2 gün sekteye uğrayınca bugün şaştı bu yeni hali, ama biraz "anne gey anne yanıma dat ee dap" ısrarlarından sonra uyudu.
Suratı hala bebek olsa da ne çabuk büyüdü benim tatlı kızım.
Az önce küçülen bazı kıyafetleri, ayakkabıları, bebeklik oyuncaklarını 5-6 aylık kız bebekleri olan ve yarın göreceğim iki arkadaşıma vermek üzere ayırdım. Daha çok var ayrılacak ama zaman ve kendimde güç buldugum zaman onları da çıkaracağım meydana.
Şimdi hayvancıklarına giydirmeye çalıştığı birkaç tane de oynaması için bıraktığım minicik çoraplarını sevdim kaldırırken, sanki bütün eşyaları toplayacakmışım gibi hüzünlendim.
Büyümesini izlerken, beraber büyürken hep onu düşünmek, neye nasıl tepki vereceğini hayal etmek, geleceğini şekillendirmeye çalışmak;
farklı bir yola girebilmek, karar vermek çok zor.
Dilerim verdiğimiz kararlar onun için en iyisi, en doğrusu olsun..


















