Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2011

Chinese Herbal Medicine




Sıcak ve yağmurlar bir arada bastırdı. Nem ve tabii sivrisinekler. Pencere ve kapılardaki sinekliklere rağmen günde ortalama 8-10 tane avlıyoruz evin içinde. Geçen haftalarda Deniz' in yüzünde tam 14 ısırık olunca içim acıdı dayanamadım hastaneye götürdüm. Hem Deniz'in bu aylarda özellikle buradaki nemden dolayı baş gösteren alerjik gece öksürükleri hem de fena kaşınan sivri ısırıkları için. Deniz ' in alerjik gece öksürüğü için çare Zyrtec, biliyorum ama çaresiz kaldım neden Türkiye' den yanımda getirmediğime yandım. Çinli doktorlar bu ilacı bilmiyor burada böyle bir ilaç yok diyorlar ki aslında varmış sonraki hafta gittiğim başka bir klinikte bulduk, doğrusu yarı Avustralyalı yarı Çinli pediyatrist verdi.

Neyse asıl konu, Zyrtec' i bilmediklerini ve yerine birsürü ne olduğunu anlamadığım bilmediğim şurup hap vs vereceklerini bildiğim için dedim ki, kesinlikle antibiyotik ve ağır Western medicine vermeyin, Chinese herbal medicine istiyorum, ilaç olacaksa bari doğal olsun. Daha önceki nezle grip tecrübelerimizde bu Çin ilaçlarından, çaylarından içtik doğal bitkisel şeyler.

Ama ben kaşındım. Hastanedeki pediyatrist sivrisinek ısırıkları için de Chinese herbal medicine verdi. Çevirmen aracılığıyla bana da sordu, emin misin istiyor musun yapabilir misin diye. Kaynatacakmışım süzgeçten geçirip Deniz'i banyodan sonra bu suyla yıkayacakmışım, ne var ki neden olmasın tabii ki yaparım dedim çare olacaksa.

3 paket verdiler, nasıl da güzel mis gibi kokuyor. Bitkiler, çeşit çeşit çiçek kuruları. Tencereye boşaltacakken baktım içinde başka birşey daha var benden bir çığlık. Hazırlıksız yakalandım, evde Ayan var yanıma geldi bu cırcır böceği dedi, çok kullanılırmış doğal tedavilerde. Bilmiyordum öğrenmiş oldum. Kaynatıp Deniz' i banyo sonunda bu suyla yıkadım mı? Evet yaptım kabarık sivrisinek ısırıkları söndü kaşıntısı geçti. Ama ilk ve son defa sanırım büyük konuşmayayım. Marmaris' te bahçemizdeki cırcır böcekleri aklıma geldi.

5 Mayıs 2010

hastalıkta sağlıkta..



Deniz hasta, babasından ona da geçti, pazar akşamı hapşırıklarla başladı, sabahında burnundan akan sümükleri yalayarak anne ben salyangoz oldum diye diye yerlerde salyangoz gibi yürüme taklidi yapıyordu. Eve 5 dak. mesafede özel büyük bir hastane var neyse ki, burada çalışan yabancı hastalar ve yakınlarıyla ilgilenen Stephanie de arkadaşımız. Ateş buraya yalnız gelmedi, yanında eski arkadaşımız şimdiye dek çalıştığı şirketlerde hep beraberce olduğu Selçuk' la bu işe giriştiler. Deniz' in çelçuk amcası, kel kafasıyla oynadığı senin saçın yok çelçuk amca diye kikirdediği.. Stephanie de Selçuk'un kız arkadaşı, çok tatlı canayakın, Deniz'e  de bayılan bir kız..

Çin'deki hastanelerde pediatri bölümleri 2' ye ayrılmış, hasta çocuklar ve sağlıklı çocukların muayene edildiği departmanlar farklı. Biz hasta çocukların polikliniğinde sıraya girdik girişe ufak sallanan oyuncaklardan kaydıraklardan bir oyun alanı kurmuşlar, ama sıra uzun deli gibi bir kalabalık var. Deniz daha da hasta olur diyerek gelen Stephanie bizi kurtardı, sağlam çocuklara bakılan 4. kata çıktık ve hemen muayene olduk. Doktorun söylediklerini Stephanie bize çevirdi, biraz suyunun suyu olması içime sinmedi ama yapacak bir şey yok. Bayan profesöre sorup ögrenmek istediğim bazı şeyler çok anlamsız geldi. Sistem herşeyde oldugu gibi burada da çok farklı konu Deniz olunca ben baya endişelendim stres oldum böyle nasıl olacak diye. İlaçlar bizdeki gibi eczaneden alınmayıp hastanede veriliyor. Western pharmacy denen bildiğimiz ilaçların ve de Chinese pharmacy denen, bitkisel ilaçların verildiği 2 ayrı bölüm var. Doktor ilaçları hastanın her gelişte kullanılmak üzere verilen kartına pc' de işliyor ve ilaçları bu departmanlara gidip alıyorsunuz. Doktordan Deniz'e bu dönemde kuvvetli olması adına vitamin ve balık yağı kompleksi istedim, ama ne gerek var ki diye yüzüme garip baktı. Vitaminler Çin'de çocuklara 2 yaşa kadar verilirmiş, durumu kötüye giderse düşünürüz dedi, kuvvetlenmesi gelişimi için dışarıda koşup oynamasını hareket etmesini tavsiye etti. Muayenede kulaklar önemlidir değil mi hele ki burun tıkanıklığı varsa küçük çocuklarda sinüsler ve kulak arası mesafe yakın diye ortakulak iltihabı endişesi duyulur mutlaka kulaklar kontrol edilir. Doktor sadece göğsüne ve boğazına baktı ben hayretle nasıl kulaklara bakmaz diye Ateş' e söylenirken. Kulaklarına bakmasını isteyince anlamsız baktı gene, ağrısı problemi mi var ki dedi? Kulaklara ayrı bölüm bakar sorun varsa KBB 'a gidebilirsiniz dedi. Ben isteyince kulaklarla biraz oynadı inceledi. Deniz bayan doktorlardan hiç hazzetmiyor İzmir' deki dokdok amcama gidicem ben diye ağlıyordu o sırada, kulakları çekiştirilince iyice yaygarayı bastı.

Bugün 2. günüydü hastalıgın, baya geriledi hafifledi, parklarda gezdik koşturdu oynadı. İnşallah ilerlemez bu zamanlarda yemek yiyemiyor, nefes alamıyor, öksürükle uykudan uyanıyor çokça. İstekle ilaçlarını içiyor, dokdok teyzeye gitmeyelim gene diye diye. Olgunlaştı sanki miniğim son zamanlarda. Daha geçen ay feryat figan 3 kişi zaptedip burnuna sprey sıkamazken şimdi tamam baba ama yavaç yavaç sık hıjlı olmasın diye uzanıp bekliyor kuzu kuzu. Her sprayden sonra da gülümsüyor tatlı tatlı.

Ama 2 yaş sendromları mıdır yoksa büyüme atakları mı her neyse inatlaşmalar son hızla devam ediyor. Burada "terrible two" denen, 2 yaş krizini bilmiyorlar gayet iyi ingilizce bilen Doris' e bahsettiğimde gene anlamsız bir bakış aldım. Ben Deniz her an yanında olmamı ve benden bir oyun beklerken, aynı zamanda ev işlerine yetişmeye çalışmaktan, Deniz sağlıklı besleniyor mu diye endişe edip ne yemek pişirsem de yese diye düşünmekten yoruldum. Bugün bir bardak portakal suyunu yere boca etti ve sonradan çok pişman olsam da o an engel olamadıgım için yerleri duvarları silerken yanında hüngür hüngür ağladım, sonra da sarılıp özür diledim. İç döküm satırları olacak biraz karamsar belki ama, çocukla hayat her zaman güllük gülistanlık değil çok güzel ama çok zor yanları da fazlasıyla var. Arada nefes almak biraz uzaklaşabilmek gerekiyor yoksa mutlu anne= mutlu çocuk tehlikeye girebiliyor. Evet iyi ki de işimden ayrılıp bebeğimle beraber oldum, her anını yaşadım diyorum ama 2 yılı aşkın süredir bu durumda olmak değildi istediğim. Hayat neler getirir bilemiyor insan planladıkların bir yana, kendini bir anda bambaşka bir hayatta buluveriyorsun. Her şeyin başı sağlık, en değerlisi benim için şu anda sevdiklerimin en çok da Deniz'in sağlığı diyorum ve dua ediyorum bu zor günleri atlatabilmek için..

28 Ocak 2010

Kısa.. kısa..

Bir minik tavşan arkadaşlarıyla eğlenirken.

2 yaş dedikleri ilallah dedirten terrible two şehir efsanesi bizi vurmadı, şimdilik. Herşeyin "benim" yani onun olduğu durum dışında ne bir huysuzluk ne kendini yerden yere atmalar, çığlıklar yok.

19-20 ay civarı üst baş değiştirirken direnmeler ve sonunda bizim pes deyip onun da cıbıl cıbıl fırlayıp kaçtığı inatlar vardı. 2 yaş sendromu bu olsa gerek demiştik, bakalım belki de daha bir şey görmedik.

Playbarn' da Ekin, Sarp, Ege ve Eren' le.
Arada ayrı yerlerde dolanırken birbirlerini hatırlayıp soruyorlar Ekinn neeyde? Şayp neyeye gitti?

Playbarn' a ben ilk defa gittim, neden bu işi yapıyorlar ki dediğim asık suratlı, sevimsiz ablalar dışında herşey iyiydi biz de oturup konuşma fırsatı bulduk, zaman çabucak çok güzel geçti gidiş dönüş yolunda vapurda çektiğimiz soğuğa değdi fazlasıyla. Deniz'i vapurda zapdetmek çok güç bir içeri bir dışarı hava buz gibi. Bir de seven herkes ne yakışıklı minik oğlan diye sevdi kızımı hala mı kıza benzemiyor.

Gündüz uykuları bu hafta itibariyle rafa kalktı. Hafta başı azimle uyutmaya çalıştık, haftasonundan nezle oldu burun akıntısı var deli gibi de esniyor kesin uyur diye sabahtan bir posta ben, öğleden sonra da babası aynı odada yatarak denedik. İkimizi de uyuttu ben rüya bile gördüm kendisi uyumadı.
Uyandım, annecim uyumayacak mısın deyince "şşşş anne büyükk paağmak uyuyo hoyy pişşş yapıyo" dedi baş parmağını avuç içine koyup uyutmuş bana gösteriyor.

Babası yeni işine başlayana dek evde. Deniz' den mutlusu yok, hep gülen bir suratla geziyor baba gey diye komutlar verip Ateş'i yanımdan alıyor sen geyme diyor bazen bana bir de sıpa. "Alabiliy miyim? onu veyiy miçin?" diyor ama diğer filler hep emir halinde.

Madagascar izlediler babasıyla, Deniz King Julien'e hayran özellikle. İzlemek istediğinde "muudit aç baba" diyor filmdeki dans hareketleriyle yani "move it".
Ateş' in saçlarını tarıyor tokalar takıyor oyuncak kurutma makinasıyla kurutup çok gücel oldu baba diye ayna tutuyor fotoğraflamak lazım aslında ya bunları :)
Araba yarıştırma, bolca saklambaç ve ayı yürüyüşü de var tabii.

Çok uzun karışık bir post olacak ama yazamadım bayadır.
Deniz artık herşeyi konuşuyor, anlatıyor, çok soru soruyor. Unutmak istemediğim hatırladığım birkaç şey..

Her an bir soru, yavaş yavaş konuşuyor.
- kimi ayıyoçun? niye kapattın? *ben telefondayken

- içinde ne vay *tencerede yemek karıştırırken

- çok gücel oldu mu annee? *bir yerlere gidip kurdele doluyor ve bana gösteriyor

- baba neğeye gitti? ne jaman geycek?

- oooo neley aydıın? dışardan birisi elinde alış veriş torbasıyla gelince mutlaka.

- topumu iççiom onu naçıl ayabiliyim? *topu kaçmış koltuk altına

- benim çaakımı açşana anne? *müzik açık ama mutlaka kendi şarkısını istiyor

- napıyoj şimdii?

- ne koydun onun iççine? *nezlesi için Peditus ekledim portakal suyuna

Yanına hayvancıklarından birini oturtup kitabı açıyor masal anlatıyor,
- Bi jamanlaay, evvey jaman içindeee, buyadaa bi inek vaymııış ..

Espri anlayışı var şakalar yapıp gülüyor. Geçenlerde bir sabah yeni uyandım başımın üstüne Diego' yu koydu sonra da geçti karşıma,
- annee baçında ne vay? Diego vayy hehehe

"Komik" demeye bayılıyor, bugün dizleri üstüne fena düştü sonra da yere attı kendini ay ay diye, eyvah dedik çok acıdı ağlıyor, yanına gittim, katıla katıla gülüyor "kommik, komik oydum ben" diye.

Dışarı çıkarken giydiriyoruz harıl harıl hava buz gibi, bakıp beni nereye götürüyorsunuz böyle der gibi,
- ben neğeye gidiyoyum?

Yine bugün pencereye gitti üfleyip buharlanınca,
- bi tane adam çijiyom oyaya ben
- ....
- mmm adam naçıl çijiliyo anne?

Bezini değiştirirken söyleniyorum ne zaman tuvalete yapacaksın diye, cevap,
- bi jaman anne
- hımm hangi zamanmış o?
- bi gun

- Anne çıkı çıkı oldu, uff oldu bacağım
- Ne oldu?
- çıkı çıkı tuttu * eşofman üste sıyrılıp bacağını sıkmış sıkı sıkı diyor :)

Bu ara doktor gezdik biraz. Deniz'in deyimiyle "Dokdok amca" sına gittik 2 yaş kontrolüne. Kan idrar tahlilleri yapıldı ilk defa. Değerler iyi, et köfte ve balık yememesi kafaya takılmayacakmış yediği sebzeden de demir alıyormuş işte.
Boy uzamış yine 91 cm, 15 kg.

Geçen Pazartesi de göz doktorundaydık. Bir arkadaşımın göz uzmanı kardeşi, Deniz'i resimlerinden görüp bir göz doktoruna göstermemi istemişti. Her şey normal, burun kökü miniklerde geniş olduğu için bazen fotolarda şaşı gibi çıkabilirmiş, gözlerinde düşük numara hipermetropi çıktı. Bu yaştakilerde normal ve olması beklenirmiş, bunda sorun yok. Ama 2 göz arasında yarım derece fark olması nedeniyle 3 yaşta tekrar kontrole götüreceğiz, olası bir göz tembelliği riskine karşın.

Benden bu kadar çok bile yazdım. Karmakarışık bir post olmuş okuyabilenler affetsin..
Berna' ya fotoğraflar için teşekkürler..

8 Ekim 2009

Dalgalı haller


Deniz hasta, ilk defa burnu akıyor tam bir sümüklü böcek kıvamında, dil de üstteki gibi yalanıyor yavrum, o burnunu çekip nefes alışı zorlaştıkça içim gidiyor daha kötüleşmesin diye.

Dün gece yarısı başladı uykular bölündü sabah 6 ya dek sersem gibiydik, şimdilik nezle, gribal enfeksiyon başlangıcıymış bakalım bu gece ve sabaha nasıl olacak, hiç istemediği zorla içtiği bir şurup ve nefretle baktığı burun spreyi var en son Diego 'nun burnuna sıktık sonra da Deniz'e biraz razı olur gibi görününce,
ama yaygarayı kopardı. 2 kişi iyi de yarın sabah ve öğleni düşünüyorum tek başıma nasıl başedip ilacı içireceğim çok güçlü sıpacık. Kulak ya da boğazlara inmesin diye dua ediyorum.

Son günlerde inşaata merak sardı geçen ay yüzüne bakmadığı benim de kaldırıp geçen hafta yine çıkardığım legolar şimdi gözdesi habire birşeyler inşaa edip anneee bağk diye bana sesleniyor hımm çok güzel olmuş Deniz peki ne bu deyince araba uçak gemi cuf cuf tren büyüük tır kale türlü türlü sergiliyor. Ama genelde ben mutfaktayken 2 dakikada bir annneeee baaağk diye çağırıyor ben yanına gidene dek. Neyse bıkacak birgün ya bekliyorum sezgilerime güvenip.

Neredeyse ağzımdan çıkan her yeni kelimeyi tekrar etmeye başladı ya da soruyor anne bu nee? örtü Denizcim ardından başlıyor ödtü ödtü aklına gelince yanına gidip bana gösteriyor anne buuu odtü diye.

Ona söylediğimiz çocuk şarkılarını neredeyse baştan sona söylüyor aynı ezgiyle bebekçe tabii.
Küçüklüğünden beri en çok sevdiği "Twinkle, twinkle, little star, How I wonder what you are" arada kelimeleri de baya tutturuyor bunda el hareketleriyle eşlik edip; tamamını söylese bu kadar tatlı olmazdı heralde yarı bebekçe yarısı benzer sokakta yürürken bile bir anda başlıyor söylemeye.

Sabrımı sınıyor çoğu zaman ardından da gönlümü alıyor çok kötü aslında sevgimi kullanıyor resmen nasıl vazgeçirebilirim bilmem zamana bıraktım. Deliler gibi susamış halde gelip su içiyor ve ağzında tutup yere boşaltıyor aynen. Deniz neden yaptın su yere dökülmez yemekler yere atılmaz diye söyleniyorum gelip elimi tutuyor kolumu anne cici diye seviyor yüzümü tutup öpüyor eh hadi kız bakalım kızabilirsen?!

Bazı günler öğlen uykusunu hiç istemezse nevresimi çıkarıp yere atıyor ve beni çağırıyor anne havvu yoo diye, -nevresime de havlu diyor- yani anne nevresim yok? ben kim attı yere deyince annee diyor sarı sıpa. Geçenlerde sıkılıp bir de yatak kenar koruyucusunu iplerini falan sökmüş bir güzel aşağı atıp öyle uyumuş.
Bazen defalarca el yıkamak istiyor bi baa bi baa -denizce bi daha- diye,
sıvı sabuna basacak su saatlerce akacak bizde laylay denizi bekleyeceğiz ya.
Annelik sabır işi, Allah da veriyor galiba annelere sabrı da her gün değil anneler de insan sonuçta kafayı sıyırabiliyorlar.

Bu da uyku ekibimiz,

Gece yatmadan önce babasıyla oynarken elimde sütle gelip uyku ekibi hazır mı diye sesleniyorum emektar Diego, Deniz ve süt hazırola geliyorlar eh Deniz gün boyunca anneyi gün sonunda da anne yorgun Denizkızını hizaya sokuyor.

26 Haziran 2009

İshal

Geçen hafta sonu bitti dedigimiz ishal gene hortladı hem de Denizkızı' nı gece 2-3 defa uyandırarak.. Doktor tahlil sonuçlarına bakıp enfeksiyon kaptıgını anlatınca ilk anda kendimi suçlu hissettim..ama çocugu da hijyende büyüsün diye eve de kapatamam.. gördüğü her deliğe oluğa parmagını sokup yalıyordu son zamanlarda..dışarda pusetine oturtunca da kızıp ayakkabılarını ısırıyordu..korumak çok zor.. 2 haftayı bulacak neredeyse.. Allahtan rota vi.rüs ve adını bilmediğim diğer tehlikeli virüslerden iz yok..ben antibiyotiğe sıcak bakmayınca şimdilik etkili bir şurup verdi ve prebiyotik toz..tatlı yağlı yiyecekler yok.. ki zaten yemiyordu..çok sevdiği sütü kestik uyku öncesi buuuu diye kıyameti koparacak ama yapacak bişey yok bi süre..bakalım çabuk atlatsın da.. bu arada kuzu 84cm 12 kg olmuş göbeği eridi ishalden zayifladı diyorduk ama 2 ayda toplamda almış gene..
Bu olaydan alınacak ders te şuymuş; doktorlar her zaman dinlenmeyecek 2-3 gün gözlemleyelim kusması ateşi yok deseler de kaka tahlili hemen yapılacakmış..

21 Nisan 2009

İlk Lapbook Procesi: Çiçekler


Sonunda Deniz'e bu aralar baharın gelişi ve ortalığın iyice çiçeklenmesiyle en favorisi haline gelen çiçek/ ağaç konulu lapbook yaptım..Meraklı Minik nisan sayısından çok faydalandık Deniz dergiyi tamamıyle eline geçirip parçalamadan ben biraz kesip biçtim yırtılmaması için laminasyon da yapınca ortaya bu çıktı bizim meraklı minik de çok sevdi..


Bu arada 15.ay kontrolundeydik önce herşey yolunda gitti sallanan ata bindi doktorun tüm oyuncaklarını yere serdi ama iş muayene sedyesine oturmaya gelince katılırcasına ağladı pnömokok aşı ignesini görünce iyice çığlığı bastı..aşı olur olmaz tekrar ata bindirince de gülücükleri saldı deli kız.. 81 cm 11.65 kg..fazla yemiyor diye üzülürken o kadar harekete bir de 650 gr almış bu ay ..valla şaştım maaşallah :)

12 Şubat 2009

1 yaş itibariyle Haberler


Bizim miniklik 1 yaşına bastı 2-3 gün geçmeden emeklemeye başladı komik kız geç olsun güç olmasın dedi ve motor takmış gibi pıtpıt emeklemeye başladı..komando gibi her yere yuvarlanıp popo hareketiyle yönünü tayin etmek yorucu gelmeye başladı heralde.. dizleri çürük içinde dizlik gibi bişeyler bağlamaya çalıştım ama Deniz'in elinde paralandılar tabi..neyse hiç emeklemedi demiyeceğiz böylece..bakalım ne zaman yürüyecek daha 1-1.5 ayı var gibi dizlerinin üzerinde yükseliyor tutunup neyse yavaş yavaş aceleye gerek yok.. geç yürümesi benim de işime gelir böyle bile çok zorlanıyorum bir an salonun en ucunda bırakiyorum bikaç dakikada taa evin öteki ucunda bizim yatak odasına gitmiş babasının çorap gözünü boşaltmış çoraplarla oynarken buluyorum..kapıları da ittrerek açıyor..bayılıyor çorap terlik tayfasına evde terlik giyilmiyor artık kazara biyerlerde bıraksam hemen deniz'in ellerinde..oyuncaklarıyla genelde birkaç dakika oynuyor kumandalar-kablolar-örtüler-çekmeceler-çorap terlikler daha çok ilgi alanında..bütün çekmeceler dolaplar kilitli nerdeyse ama takamadıklarımızı buluyor..saksıdaki bitkilerimi yoluyor ben görünce yolunmuş parçaları bana uzatıyor canımm bana çiçek topluyor şimdiden..
Doğumgünü çok güzel geçti anneanne& dedesi, en küçük arkadaşı 3,5 yaşındaki kuzen Buse ve diğer 20li 30lu yaşlardaki bisürü arkadaşıyla(!)çok eğlendi güldü oynadı..ama akşama doğru da yorgunluktan ağlamaya başladı ve 8 de uyudu..biz de arkadaşlarıyla denizin d.gününü kutlamaya devam ettik :)

Deniz kızım 1 yaş itibariyle 11 kg ve 78 cm..bunlar 3 hafta önceki değerler şimdi daha da ağırlaştıgını hissediyorum..
iştahı yerinde maşallah eskisi kadar çok yemiyor artık seçimleri var istediği yiyecek/içecekleri eliyle işaret ediyor..
Hala inek sütü içmiyor -anne sütüne devam ettiğim için sanırım iyi mi kötü mü yaptım bilemiyorum birsürü farklı düşünce var- ama portakal suyuna bayılıyor kahvaltıda 2-3 portakalın suyunu içiyor..teker teker sırayla sularını sıkıyorum miniğin o günkü ruh haline göre bazen 3. bitince bile hala istiyor işaret edip..
Baya bir süredir püre olarak vermiyorum beraberce masaya oturup uzuuuuun bi kahvaltı ediyoruz kızımla.. kahvaltıya bir iştahla başlayıp yumurta sarısını hemen bitiriyor-beyazını yemiyor ağzında evirip çevirip bana uzatıyor ya da yere atıyor- biraz doyunca da oyuna başlıyor genelde ..neyse çoğunlukla bitiriyor kahvaltıyı sevdiklerini veriyorum labne dışındaki peynirleri-zeytini-yumurta beyazını sevmiyor sıpa..tereyağlı kaşar peynirli sütlü omlet yapıyorum bazen ben de.. onu afiyetle yiyor..en son tahin pekmezini de bitiriyor..
benim çay bardağımı işaret edip üfff diye üflüyor çok şeker.. evet sıcak annecim dimi diyorum elini uzatıp uzatıp çekiyor..
öğlen etli bir yemek ve yoğurt ya da balık+çorba yiyor akşam da daha hafif genelde bir çorba içiyor..bizimle aynı yemekleri yiyor artık az tuzlu az salçalı..
şekerli yiyecekleri sevmiyor geçen gün yopi aldım -dilo teyzesinin kulaklarını çınlatarak bayılır yopinin her çeşidine bana da alır- ama bizimki sevmedi ben yedim bitirdim..
sadece benim yaptıgım yogurdu yiyor doktoru artık normal yogurt da yiyebilir dedi ama sevemedi henüz..
Benim aynen Türk gibi bir hevesle başladığım kitabım Baby whisperer Tracy Hogg yalan oldu.. Ateş'e kararlılıkla okuyup anlattığım ve uygulamaya çalıştıgımız tracy'nin yatır/kaldır -uyumayı öğretme- yöntemi bizde fiyaskoyla sonuçlandı bir de sevgilime kızdım devam etmeye çalıştığı için oysa azimle bana yardımcı olmaya çalışıyordu ..ilk birkaç gün güzel gitti sonra bozuldu diş çıkarmaya denk geldi Deniz baya uyumamakta direnince ben de dayanamadım zaten az uyuyor deyip..sonuç olarak emzirirken uyuyor ya da kucağımda salınımla ya da karyolasına yanına ben de yatıyorum beni tekmelerken saçımı çekerken gülüp eğlenirken dalıveriyor..bazen de kendiliğinden uyuyor çok da kötü bir yerde değiliz Allahtan.."Bebek bakım sorunlarına mucize çözümler" özellikle uyku sorunu için henüz hamileyken ya da bebeğin ilk aylarında edinilmesi gereken bir kitap..hamilelere şiddetle önerilir..ben de uyku kısmını es geçip diğer bölümleri okuyorum..


Doğum günü bebeğiyim ben :)
Kahvaltılarımız çok neşeli çok uzuuuun geçiyor..

Eyvah anneme yakalandım başka dağıtılacak oda bulayım burada işim bittiii..

Annem bana renk/nesne kartları yapmış hımmm çok ilginç.. yırtamıyorum da bunları çok uğraştım..

Geçen pazar Gülcan ve Özgür' le yine O' cafeye kahvaltıya gittik kahvaltı çok güzel ortam güzel sahipleri ve görevliler işini seven güleryüzlü insanlar..ama çok komik tuhaf birşey yaşadım Deniz diğer bebeklere bayılıyor ellerini uzatıp açıp açıp onlarla kaynaşmak istiyor hep gözü onlarda.. gene babasının kucağında gezen bir bebeğe sevimlilik yapıyordu.. babası bana somurtkan bi suratla bakıp " saldırır " dedi biz de olay mahallinden uzaklaştık yüzümde tuhaf bir gülümsemeyle..abi bebeğinden mi pitbull undan mı bahsediyordu anlayamadım..ateş'e anlattık onun da tepkisi şöyle oldu babasından kızına ilk hayat dersi; herkes senin gibi değil miniğim dünya böyle asık suratlı sevimsiz insanlarla dolu malesef.. diğer bebeğe üzülsem mi bilemedim..
gülo teyze ve özgür amcayla pazar kahvaltılarını çok seviyorum..

Babacım gıdıklama noluuurr..

7 Aralık 2008

İlk Hastalık İlk Ateş ve Hastane Günleri

Neredeyse 11 aydır ne ufak bir öksürük ne ateş hiçbir rahatsızlığını görmediğimiz kuzunun ilk hastalığı baya kötü yakaladı bizi.. 3 Aralık akşamı aniden öksürükle başladı hırıltıya döndü, ertesi sabah doktora gittiğimizde de öyle ahım şahım bişey yoktu bronşlarda daralma boğaz enfeksiyonu başlangıcı.. akşamına nefes almakta çok zorluk çekmeye başladı bütün gece başında nöbet tuttuk sabah gene hastaneye gittik ve buharla ilaç tedavisi uygulandı.. ama malesef akşamına kuzucuk iyice kötüleşti ve ilk defa ateşi çıktı 38.8 le acile gittik.. Allahım ateş ne kadar kötü birşeymiş biz de tecrübesizdik ve şok olduk o kıpırcan Deniz den eser kalmadı bıraktı kendini çok korktum insan nasıl sakinliğini koruyabilir ki.. 2 gece 3 gün hastanede yattık bizim kuzu odaya gelen hemşireleri görünce ağlamaya başlıyordu gene napacaklar bana diye..ilk gece acil dr.unun kararıyla serum ve katater takmak için uğraşmaya başladılar ama bizimki tombik oldugu için damar bulamadılar ve ben sonunda dayanamayıp pes ettim doktoru arayıp çocuk helak olacak kollarını ayaklarını deliyorlar diye taktırmadım.. emzirdiğim için doktorumuz kabul etti..hemşireler kesin bana gıcık olmuşlardır ya napalım..Ciğerleri ve kanı temiz çıktı ama antibiyotik tedavisine başlandı 5 gün.. Buharlı tedaviyi Deniz hiç sevmese de nefesine çok iyi geldi yavrum sonradan alıştı gece uykusunda bile maskeyi taktıgımızda tek gözünü açıp bizi görünce uyumaya devam etti.. Annem de hemen atlayıp geldi bu arada.. Deniz kucağımda ağlarken anneanneyi görünce zıplamaya gülücükler atmaya başladı..
Ateşli olduğu zaman dışında hastalık sırasında gene güleç yüzünü neşesini hareketliliğini kaybetmedi her türlü marifetini sergiledi doktorumuza hastanedeki insanlara.. Ama 4 gün boyunca hiçbir şey yemedi yediğini de kustu.. sadece anne sütü biraz su ve muz püresi..hala boğazı acıyor ve fazla yiyemiyor bu sabah şaşkın benim gevreğime elini attı bi parça koparmış yutmaya çalışırken sabah yediği azcık kahvaltısını da çıkarttı.. stoklardan kullanıyor şu ara..doktorumuz bayram ziyaretlerini yasakladı henüz iyileşmediği için..evdeyiz..marmaris'e gitmekten vazgeçtik kuzucuk iyi olsun da..
Hastanede son gün.. çıkacağımızı anladı heralde bir neşe bir keyif :)
10.ay durum raporu da şöyle;
- 75 cm 10 kg 730 gr la üst limitleri zorluyoruz :)
- Nerede benim şampiyonum deyince ellerini yumruk yapıp yukarı kaldırıyor.. biz alkışlayınca sonrasında o da alkış tutuyor..bunu defalarca yapıyor..ama istediği zaman..
- yakınlardaki bir örtü ya da elbisesiyle yüzünü kapatıp gülerek açıyor ve bakıyor..ce-e oynuyor :)
- Atılan topları hemencik alıp şimdilik rasgele yerlere gitse de o da bize atmaya çalışıyor..
- İstediği her yere gidiyor özellikle koltukların altları ve saksı dipleri favori mekanları.. saksıdan toprakları boşaltıyor..
- Saklanma oyununa bayılıyor..kafasını yerlere kadar eğip görmeye çalışıyor..
- İstediği şeyleri işaret ederek gösteriyor..
- Yemek yerken baş parmak ve işaret parmağıyla minnacık yemek parçalarını tutup ciddi bi suratla dakikalarca elden ele geçirip incelemeye bayılıyor..
- Çok komik bir şekilde el sallıyor ya tek bir hamlede kolunu kaldırıp indiriyor ya da salladıkça sallıyor..
- Kedi nerede Deniz deyince dışarıyı işaret ediyor
- Sabahları uyanınca kanarya gibi şakıyor şarkı söylüyor bizi görünce çılgına dönüyor sevinçten
- Te.letub.bies de Lala ya sesleniyor..la laaa
- Kelimeler;
baba- dede
del= gel
gigi- anni= anne
"gigi" yle başlayıp sırayla "jiji" ve sonunda "cici" olan= cici
ayyyy= keyifliyken ya da birşeyi eline aldığında diyor
ve mütemadiyen çeşitli sesler çıkarıyor gevezecik..
Hastalık hemencik geçsin bitsin bi daha da uğramasın inşallah annelik ne zormuş bi o kadar da güzelmiş.. bi kez daha anladık..

10 Ekim 2008

Yaz Bitti

Deniz kızım neredeyse 9 aylık olacak.. Yukarda Eylül ayının son güzelliklerinde babayla Foça' da kumsal gezintisi yaparken..
2 aydır yazmamışım biraz zamansızlık biraz da tembellik var işin içinde..Bu 2 ay zarfında minik fıstık şimdi tam dolmalık fıstık oldu 7. ve 8. ay doktor kontrollerine babasıyla iddaya girerek gittik ne kadar kilo aldığına dair ben taş çatlasa 600 gr kadar almıştır dedim babası da hadi canım baksana şu büklümlere rahat 1 kilo almıştır demişti zira baya borçlandım bizimki geçen 2 ay 1 er kilonun üstünde aldı.. 3 hafta önce 9 kg 200 gr ve 70 cm di.. Çocuğa daha bebe bisküvisi bile vermedim hiç tuz şeker yok ara öğünlerde meyva ya da yoğurt veriyorum ne yese yarıyor demek ki tombişime :) Neyse ki iştahı güzel neredeyse hiç uğraşmıyorum kahvaltı ve sebze öğünlerinde gayet güzel kendisi ağzını açıyor kaşığı görünce..bazen de şarkılar türküler eşliğinde yemeğini bitiriyor.. istemezse diretmiyorum tabağını bitirmese de olur.. bu ay doktor kahvaltısı için tereyağı da verdi.. kilo yapar vermesem mi diye düşünmedim değil :) En çok kahvaltıyı seviyor anne babasına çekmiş tabi sıpa.. labne peyniri, yumurta sarısı, az tereyağı, az pekmez ve bir tahıllı ekmek içini rendelediğim meyvada - bu aralar elma rendesinde- karıştırıyorum valla kokusu cheese cake gibi oluyor ben de tattım gayet leziz yiyecek tabi deniz kızım ağzının tadını biliyor.. sebze öğünü için de bize yaptığım kıymalı tavuklu vs sebze yemeğine tuz baharat koymadan ona ayırıyorum önce..geçen gün ilk köftesini yedi..sadece ekmekle yaptıgım köfteyi elimle küçük küçük verdim çorba eşliğinde çok sevdi.. ilk balığını da babasının elinden küçük levrek parçaları şeklinde yedi bi çiğneyişi var ki ..şu anda 5 dişi var 2 si yapım aşamasında.. 1 tane de patlak var.. Babası boynun nerde kızım senin diye konuşuyor deniz le gıdısını kaldırınca çok güzel bi boynu var halbuki pamuğumun..
7 aylıkken söylediği babbabbababa lar artık düzgün "babba" ya dönüştü..tabi babamızın keyfi yerinde..Bu aralar en çok söyledikleri bab-ba ga-gaga gıgıgı daddaa geh geh.. kendi kendine söyleniyor bazen de çok komik..genzinden gırr mırrr diye şarkı söylüyor..

Deniz' in bebek hayatındaki ilk yazı çok güzel geçti.. bana göre tabi.. o da memnun görünüyordu hayatından..marmaris izmir arası baya gitti geldi denize bolca girip ellerini suya vurup çığlıklar attı minik ayaklarıyla tekmeler savurdu..Marmar.is Börd.übet' teki Ama.z.on' da tatil bile yaptı.. orada tanıştığımız bizim gibi bebekleri olan bir çiftin bizi ilk gördüklerindeki tepkisi "aha bebekle buraya gelen bir deli çift daha" oldu.. Beş yıld.ızlı otel ve açık bü.fe konforu aramayan doğayı börtü böceği sevenlerin tercih edeceği bir yer biz çok güzel vakit geçirdik keşke daha çok kalsaymışız dedik..sadece puset cibinliğimiz olmadığı için arılardan korktuk her cinsten birsürü arı ahalisi oradaydı ama kızıma yanaşmadılar annesini soktular neyse ki..
Deniz hala emeklemiyor .. öyle aman mikrop kapar diye yere bırakmadığım falan da yok hatta emekletmeye çalışıyorum ama yanaşmıyor :) hala sürünmekle meşgul poposunu yana kaldırıp ileri doğru attırıyor ilerlemek için.. tombik olduğu için mi bilmiyorum ama çok varmış emeklemeden yürüyen bebek neyse ki endişelenmek gereksiz..
Çok güleç bi bebek bi tebessüm edişi var ki eritiyor bizi ..attaya dışarı gezmelerine bayılıyor kapı önüne çıktığımızda kucağımda eller kollar zıplıyor zor zaptediyorum bazen.. sokakta da insanların suratına bakıyor inceliyor.. gözgöze gelirse gülümsüyor.. alışveriş yapmak çoğu zaman imkansız mağazalarda satışçılar bizimle değil deniz' le ilgileniyor gülümsemesini görünce diğerlerini çağırıyorlar aaa şuna bak ya diye..bizim alışveriş işi yatıyor tabi..
Sokakta delirtenler "Kız mı oğlan mı? (pembeleri giydirmişim hala yüzüme bakıp soruyorlar).. Gene pembeler içindeyken "ne kadar yakışıklısın seeen" demeleri..
Uykular hala düzensiz 3 aylıkken deliksiz gece uykusu yapan Denizim nerde benim :)Geceleri çok sık uyanıyor memeden başka biyerde de uykuya dalmak istemiyor.. Sabahları 6-7 de uyanıyor şanslıysak 8e dek uyuyor nadiren.. Gündüzleri uykusu gelince yatağına bırakıyorum oyucaklarıyla oynayıp mızıldanırken uyuyakalıyor ama akşam uykusuna memede giriyor sadece.. ya da dışarda olursak kucağımda uyuyor..Neden bebek gibi uyudum derler ki bu bebişler çoook zor uyuyor..

Marma.ris Çın.ar' da kahvaltı..Dedesinin pamuk prensesi :)

Ben koparır ağzına götürür diye nazarlık takmamakta ısrar ettiğim için anneannenin bulduğu Halhal' ımız :)





Marmaris bahçemizde oyunlar..


Amazon'daki hamak keyfimiz.. bundan bi tane de eve lazım..

Hadi annecim biraz çabuk ol oohho hala kaşık bekliyoruz yahu!!

14 Temmuz 2008

Yarım yaş

Deniz 6 aydır bu dünyada bebekliğini yaşarken ben de annelikte 6 aylık oldum.. Acemi annelikten biraz tecrübeli anneliğe terfi ettim..
Bugün 6. ay kontrolumuze gittik 7kg 100 gr 63.7 cm.. Hepatit ve Karma aşıları yapılan Deniz her aşıda olduğu gibi bu sefer de yaygarayı kopardı katıla katıla ağladı yavrum.. Kucağa alınca acısını unuttu doktora cilve yapmaya konuşmaya başladı, Deniz'e babası "kalender be.bek" diyor napsak biraz mızmızlanıp sonra kabulleniyor ağırdan.. babası baya bir hırpalayıp evire çevire seviyor bazen sesini çıkarmıyor kuzucuk..
Önceki haftasonu Dikili'de Seren'lerin (küçük Seren teyze) yazlığındaydık Semaanne ve Sezai dedeyle birlikte Deniz baya eğlendi uyumamak için de çok direndi tabi.. Geçen haftasonu da sonunda Deniz' i denizle tanıştırdık ama su çok soğuk olunca nefesini çekip hıııııı diye bir kasılması varki çok tatlıydı eh biraz da ağladı tabi fazla tutamadık.. Gelecek haftasonu ılık denize girecek ama bu sefer sevecek eminim duşta uzun süre kalmaya bayılıyor elleriyle suyla oynamaya başladı..

Artık katı gıdaya yavaş yavaş başlıyoruz değişik lezzetlere tanıştırmak için sabırsızlanıyorum meyva pürelerini gayet iştahla yemişti ama bakalım tuzsuz şekersiz sebze pürelerinde ne yapacak .. Neyse ki çorbalara en son bir kaşık zeytinyağı ekleyeceğiz de bişeye benzeyecek anne sütüne devam ..
Deniz iyice akrobatik hareketler yapmaya başladı yerinde durmuyor yüzüstü kaplumbağa gibi bakınıp kendini ittirmeye çalışıyor yakında emeklerse şaşırmam.. yatarken bile dönmeye çalışıyor ya da yan yatıyor ayak ayak üstüne atıp çok komik..
Japonya' dan Seren geldi süpriz yaptı bize yeğenini canlı canlı gördü sonunda.. söz verdiği gibi sabahın köründe elinde çıtır gevreklerle kapıdaydı.. bebiş Seren teyzeyii yan yan süzüp tanımaya çalışırken kahvaltımızı ettik çok özlemişim.. tabii Deniz kendine anne dışında hevesli bir oyun arkadaşı bulunca sabah 6 dan öğleden sonra 3 e dek uyumadı gözünden uyku aka aka gülüşüp oynadı..
Seren teyzelerim biraraya gelse de dilek tutsam.. Bu Seren teyzeler hep esmer ve upuzun saçlı oluyor galiba bi de çok güzel oyun oynuyorlar :)

21 Mayıs 2008

Deniz'im 4 aylık oldu :) Karma ve rota virüs aşıları 2.dozlarımızı olduk ölçüldük biçildik 60 cm.i geçmişiz ve 6 kg 30 gr olmuşuz.. Karyolasını hala alt değiştirme ve oyun oynama bölgesi olarak kullanıyoruz ama yakında başka bir alt değiştirme yeri bulmamız gerekiyor ya da bu gidişle nereye sığarsak..

3 günlük 19 mayıs tatili dolu dolu geçti minik kızım benim gözünden uykular aktı durdu biz de hayır evde rahat yatakta uyumak yok gezicez diye direttik..otomobil sarsıntısından uyuyuveriyordu eskiden şimdi direniyor baya.. neyse fazla vukuatı olmadı bebişin özellikle yeni evli gülcan teyzesinin evinde yatağında mışıl mışıl uyuması pek güzeldi.. Gülo diyo ki " yatakta ilk yatan bebeğin cinsiyeti ne olursa o çiftin ilk bebeği de öyle olurmuş" :)

İyice dillendi çok geveze olacak sanırım cadı yandık biz ..yalnız bırakınca da kaplumbağasıyla özellikle en sevdiği arkadaşı rodoslu tavşanla habire konuşuyor..yanına geldiğimi onu izlediğimi fark edince sevinip şeker şeker gülümsüyor.. ha bir de bana seslenip yanına çağırıyor sıkılınca ya da ben ona uzaktan seslenince karşılık veriyor.. çığlıklar atıyor yüksek sesle.. sesini keşfediyor sanırım..1-2 ay önce çok kart sesli bi kızımız olacak diyorduk şimdi sesi bir kız gibi çıkmaya belirginleşmeye başladı.. ağız salgısı arttı baya diş çıkaracak diyor bazıları ama henüz çok erken ilk dişler 8-9 aylarda çıkarmış her bebeğin farklı tabi görücez..

Deniz çok mutlu bir bebek oldu devamlı gülücük atıyor tatlı tatlı bakıyor.. aynada kendisini görünce de genelde cilve yapıp gülüyor karşıdaki bebeğe, henüz kendini tanımıyor 9-10 aylıktan itibaren kendini fark edermiş.. çok keyifli izlemesi :) ama uykusu gelince çok ağlıyor.. bebeğime çok alıştım ilerde onu nasıl bırakıp işe gideceğimi düşündükçe içim acıyor..

Kahvaltıya diye getirdiler niye ayaktayız şu güzelim sofraya otursak ya.. lezzetli annem de benim olsa :)

Seren teyzemi iş yerinde ziyaret ettim beni gezdirdi bi güsel :)


Dönüş yolunda sızmışım nası olduysa ..

Evde de uykuya devam ettim sabaha kadar mışıll..

26 Mart 2008

Dünyanın en güzel "Agu"su

2 ayı bitirdik de 3.yü yarıladık bile yaşasın 3 ay ağlamaları dedikleri şeyin sonuna mı geliyoruz ne :) 6 ay hatta 9 ay süren bebişler de varmış inşallah bizim deniz kızınınki 3 ay sürer..

2.ay doktor kontrollerimiz bizimki başına bişiler geleceğini-aşı gibi- anlayana kadar yolunda gitti Deniz Hale hanıma gülücüklerle karşılık verdi cilve yaptı falan ama bi yere kadar cici kızlık.. iğne daha bacağına değmeden Deniz ortalığı yıktı geçirdi :) 3 lü karma aşısı ve ağızdan damla şeklindeki rota virüsü aşısı yapıldı, kucağa alınca sustu neyse bizim tırtıl.. 56,5 cm ve 4 kilo 800 gr olmuş kızım..1 hafta içinde de sağlık ocagına götürüp verem aşısını yaptırdık bizimki çok ağladı gene hemşire de başını sıkı tutmuyorum diye bana laf edip durdu napiim bebişe kıyamıyorum ki kıpkırmızı kesildi Deniz neyse inşallah aşımız tutmuştur da bir daha uğraşmayız.

Karma aşıdan sonra eve dönüş yolunda sulu ve kızgın bakışlarımız :)Küçük Deniz kızı artık o kadar güzel aguluyor ki saatlerce bekleyebilirim bir tane agusu için :)
Ben konuşurken ağzını açıyor bişeyler söyleyecekmiş gibi sonra da çok güzel bir "a-gu" çıkıyor ortaya.. annemin önerisiyle elimi çenesine koyup agu diyorum bana karşılık veriyor hanımefendi :)


Geçen haftasonu anneannem dedemin yanına Marmarise döndü 2 si beraber gelsin artık böyle olmuyor ki çok özlüyorum sonra anneannemle ikimizin sabah sohbetlerini :)

Dün akşam Melike ve Zehra teyzem beni görmeye geldi.. Melike teyzemi çok sevdim omzu da pek rahatmış :)