Blog mimi: Blog sahiplerinin genelde kimin ortaya attığı bilinmeyen merak ta edilmeyen her konuda olabilecek sorular ya da beğeniler vesaire üzerine bir yazı yazılması adına birbirlerine topu atmalarıdır.
Füsun'cum beni mim'lemiş 8 soruda, teşekkür ederim işte cevaplarım;
1. Bloguna neden bu ismi verdin?
Derin anlamlar yüklü, gizemli, yaratıcı bir isim değil görüldüğü üzere gayet yalın ve basit, fazla üzerinde düşünülmemiş.
Benim bloglarla alakam çok yakın bir arkadaşımın bebeği doğar doğmaz yurtdışına yaşamaya gittiğinde açtığı bloguyla başladı. Başka bloglardan haberim yoktu sadece onu izlerdim o zamanlar.
Deniz'e hamile kalınca ve daha 2-3 mm 'ymiş diye haber verince başka bir arkadaşım "bebek k'nın 2 mm maceraları" ismiyle -bebek k: bebek kumbaracı- bana bir blog açmış hadi yaz diye tutturdu. İyi de yapmış ki bugünlere geldim önceleri ayda yılda 1 yazarken zamanla alışkanlık yaptı ve blog başında buluverdim kendimi çok zaman..
Eşim ve ben denizle ilgili herşeyi sevdiğimizden miniğin de adı gibi denizkızı olmasını hayal ettik özgürce.
Doğumdan sonra blogun adı "Küçük Denizkızı'nın Maceraları"na dönüştü.
Adı üstünde Deniz'in yaşadıkları var burada, arada da annesinden kesitler.
Kayıt tutmakta ve arşivlemekte çok başarılı değilim istedim ki kızımın daha minicikken yaşadıklarını, anlarını unutmayayım, fotoğrafları kaybolmasın, şehir dışında yaşayan ailem ve uzaktaki yakın arkadaşlarım Deniz' in büyümesini görsün, ileride belki ona çok saçma gelecek anne nelerle uğraşmışsın dedirtecek ama benim için çok değerli ilk dişi ilk gülüşü nereleri gezmiş neler görmüş nasıl tepkiler vermiş kayıt altına almak istedim. Arada sıkılıp bıraktım sonra gene toparlandım. Öyle edebi şeyler yazayım diye uğraşmadım zaten beceremem içimden gelen gördüğüm yaşadığım aklıma gelenleri yazdım.
Anne bloglarına kadına bak çocuğunun herşeyini kakasına varana dek yazmış diyenler de oluyordur elbet. Ama blog dünyasının bu kadar geniş olduğunu bilmiyordum içine girmeden de bilinmiyor zaten, bloglar sayesinde normalde belki de hiç karşılaşamayacağım hiç görmediğim insanlarla iyi arkadaşlıklar kuracağım onları merak edip takip edeceğim, hatta yardım isteyip dertleşeceğim aklımın ucuna gelmezdi.
Neden blog yazmaya başladın sorusuna cevap gibi oldu bu..
2. Blog yazarken star tribiyle istediğin, olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?
Deniz derin uykuda olacak, eşim eğer evdeyse onun da bilgisayarla uğraştığı ya da uyuduğu zamanlar olacak.
Güzel bir çay ve yanında kurabiye de olursa hiç fena olmaz.
3. En son satın aldığın garip şey?
Tchibo' dan inek alarmlı süt termometresi.

Isınsın diye koyduğum sütü sürekli unutup ocak temizlemekten bıktığımdan görünce buna hemen atlamıştım, birkaç ay oldu heralde süt taşma noktasına gelince inek bağırmaya başlıyor fazla kullanmadım aslında, bu kadar gerekli bir mutfak aletim olduğunu unutuyorum genelde.
4. Şeker gibi olduğun anlar?
Ne desem..
Değişiyor aslında ama genelde arkadaşlarımla akşam çıktığımda, çok sevdiğim bir arkadaşımla görüştüğümde, uzuunca kollarım ağrıyana dek yüzdükten sonra,
vee Deniz' le alt alta üst üste boğuşurken.
5. Arkadaşım artık sormayın şunları dediğin şeyler?
İş arıyor musun? Ne zaman başlayacaksın? Başlayacak mısın?
-İş aramıyorum ayağıma gelmesini bekliyorum istediğim zaman başlayacağım.
Evde bebekle sıkılmıyor musun?
-Evde bebekle niye sıkılayım sıkılacak vaktim mi var?
Hakkaten bunları sormasınlar artık.
6. Aynaya bakınca gördüğün?
Bir tanrıça.. Füsüncum ben gevşedim baya bu sorular karşısında bir adaya düşsem yanıma alacağım 3 şey için daha çok düşünmezdim.
Ne bileyim kendimi görüyorum aynaya bakınca işte. Ben, kendim, bizzat şahsım.. Bir de Deniz'i.
7. Kendini okutan blog dediğin?
Sade, göz yormayan, "dahi" anlamında kullanılan "de" yi ayrı yazan, yazım kurallarına uyan, doğal olan, ahkam kesmeyen, gerçek olan..
8. Bu blog sahibi/sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler?
Deniz kenarları, Bostanlı- Pasaport- Konak- Üçkuyular hattındaki vapurlar, çocuk parkları, çim alanlar,
kitapçılar, güzel tost yapan, iyi kahve ve kocaman dilim pastaları olan kafeler.
Ben de topu Kırmızı' ma, Nilsu' nun annesi Özlem'e ve Ada' nın annesi Umur' a atıyorum tutmak isterlerse..
5 yorum:
iyi ki mimlemişim seni, bak ne çok şey öğrendim hakkında, çok hoş bir posttu, keyifle okudum
dahi anlamındaki de'ye ben de çok takılırım, o maddede yazdıklarının hepsi benim için de aynen geçerli
Termometreye bayıldım :) harika...
*füsuncum teşekkür ederim valla karşımda sen varsın da anlatıyorum gibi yazdım çenem düşmüş azıcık.
*pelincim evet işlevsel aslında ama başında dursam ya da illa ki unutmasam da olur sütümü,
komik ama :)
Demetcigim,
Ne garip o termometreden ben de aldim, ben de ayni nedenlerden uykumdan feda edip yaziyorum. Ama sizleri tanidim. Ve cok mutlu oldum. Baska turlu hayatta bulamazdik sanki birbirimizi. Sevdiklerinle, uzun, saglikli ve cok mutlu bir omur sur... Aynayi bilmem ama fotografinda tanrica gibi gorundugun kesin. Sevgiler...
Denizkizini op o guzel yanaklarindan...
Umur & Ada
*Umurcum teşekkür ederim,
yok ama ben kendi halimle dalga geçmek için demiştim hamileydim o fotoda ondan güzel bakmışım nasılsa :)
Yorum Gönder