13 Mayıs 2008



11 Mayıs 2008, ilk Anneler Günümüz..Hep ben kutlardım şimdi benim günüm de olmuş ben de kutlanıyorum çok tuhaf geldi önceleri.. Yanımda annecim ve Deniz kızıyla beraber sevgilimin de sayesinde çok güzel bi gün geçirdik..

Bu kadar tatlı bi kızın annesi olmak çok çok güzel :)

4 Mayıs 2008

Hoşgeldin Mehmet Levent

Dört gözle beklenen bebek Mehmet Levent 2 Mayıs' ta sonunda doğmuş :)
Boyuna posuna hayran oldum ama ben 57 cm 4.6 kg Maşallah bebişe bol şanslı bol ömürlü olsun annesine de çok çok geçmiş olsun tebrikler :)

2 Mayıs 2008

Bugün kuzucukların annesi Merve hastaneye yatıyor 41.haftada hala gelmeye yanaşmayan inatçı yeni kuzu sağsalim dünyaya gelecek inşallah güzel haberleri bekliyoruzz :)
Deniz' i mümkünse her gün dışarı çıkarıp hava aldırmak istiyorum ama minik hanımefendinin canı isterse onun keyfine kalıyoruz genelde ..dün niyetlendim altını değiştirip ceketini giydirdim tam çıkıcaz deli gibi ağlamaya başladı baktım mis gibi kokular geliyor derinlerden.. bi daha alt değiştirdik bu arada 2-3 bez birden gitti maşallahı var bu aralar bebişin acaip çalışıyor..temiz altı kapatmak üzereyken ıkınıyor ve pıtır pıtır yapıyor sonra da yüzüme bakıp agulayıp gülüyor ben de dayanamayıp ısırıyorum bacak büklümlerinden :) sonra da ağlamaya başladı ve uyuya kaldı..
Neyse bugün biraz gezindik ama hava çok sıcakmış.. çocuk haşat olmasın diye fazla gezmeden eve döndük.. bu kadarlık deniz havası da yetti ama..önce uyukladı böcek sonra da poz verdi annesine.. dönüş yolunda eksik olmadı ama mızıldanmaya başladık ..
Bizim memlekette ne bebeklilere ne de tekerlekli sandalyedekilere sokak gezmesi haram zaten çoğu yerde kaldırımların çoğu eşşek kadar ya da hemen kaldırım bitiminde su olukları yapılmış puseti eğ dik bük derken baya cebelleşiyoruz .. bizim semtte genelde çoğu geniş ama daracık kaldırımlar da dolu bir de yetmemiş ortasına sağına soluna geçite yer vermeyen ağaç bitki börtü dikilmiş durumda.. eğimli kaldırımlarda da nedense bizim ülkenin seçmece vatandaşları tam eğimin üstüne park etmeyi tercih ediyor .. hele pusetle halk otobüsüne binilecek günler hayal burda.. Merve blogunda bahsetmişti pusetle sokak gezmesinin otobüse binmenin kolaylığından paris'ten istanbul'a dönünce sanırım çok arayacaksın bu gibi ufak ama şükrettiren standartları :)

28 Nisan 2008

Bayadır yazamadım bizim minik çok vaktimi alıyor o kadar büyüdü ki bu aralar hızlı büyüme zamanları sanırım bazen ağlama krizleri tutuyor sebepsiz.. çok büyük gelip de giydirilemeyen 3-6 aylık tulumlarını pijamalarını giymeye başladı çok da dillendi minik hanımefendi en çok ettiği laf "guuuu".. agu' nun kısaltılmışı :) sonrakiler de agughh..kkkhh..iiggghhh..nananna.. :)
konuşmaya pek meraklı saatlerce dur karşısında konuş o da cevap versin gülsün başka birşey yapmaya izin yok.. neyse ki köpek mi ayı mı kelebek mi ne olduğuna karar veremediğimiz dönencesi bazen hayat kurtarıyor 40-45 dak hayvancıklara bakıp gülüyor dikkatle izliyor tekrar çalıştırdıgımızda yeniden görmüş gibi şaşırıyor falan çok komik bu hallerini seyretmek..tabii bi yere kadar sıkılınca basıyor yaygarayı ama ne yaygara..

1 haftalıgına anneanne dedenin yanına gittik Marmarise çok özlemişim .gerçi pek farkına varamadım marmarise geldigimin bebişin burada alıştıgı düzeni tamamen bozuldu akşam 8 civarı ağlamaya başlıyor ardından deliksiz uyuyor sonra da sabahın cininde ayaklanıyordu..Orada dede anneanne dayı bi şekilde benim dışımda ilgilenenler vardı ama izmire dönüşte ilk günler felaket oldu.. neyse biraz biraz düzeliyor önce sabah erken oynaşıyoruz sonra uykumuz geliyor ağlamaya başlıyoruz ve dogru yatağa.. olan benim sabah uykularıma oldu 6da güne başlıyoruz her sabah ama buna da şükür :)

Banyodan sonra dede' yle muhabbet :)

Geçen haftasonu biricik Dilo teyze geldi İstanbul'dan.. artık daha sık gelecek izmire bebişi görmeye valla öyle söz verdi haftasonları bekliyoruz buradan da duyuralım :P

26 Nisan cumartesi Gülo' cum evlendi nikaha gittik fazla kalamasak da.. bazı "minik" sebeplerden ben kına gecesine de katılamadım çok üzüldüm ama anne olmak çok defa fedakarlığı gerektiriyor buna alışmaya çalışıyorum .. bazen çok bunalıyorum eskiye dair özlediğim çok şeyler var.. spor yapmayı doyasıya yüzmeyi kızlarla dışarlarda sürtmeyi ateşle yağmurda yürümeyi dağlara çıkmayı bisiklete binmeyi alışveriş yapmayı vesaire çok şeyi özledim .."annelik gönüllü delilikmiş" biyerlerde okumuştum vallahi doğruymuş..

bebişin bir gülüşü çok zaman alıyor sıkıntımı o kadar tatlı ki..

26 Mart 2008

Dünyanın en güzel "Agu"su

2 ayı bitirdik de 3.yü yarıladık bile yaşasın 3 ay ağlamaları dedikleri şeyin sonuna mı geliyoruz ne :) 6 ay hatta 9 ay süren bebişler de varmış inşallah bizim deniz kızınınki 3 ay sürer..

2.ay doktor kontrollerimiz bizimki başına bişiler geleceğini-aşı gibi- anlayana kadar yolunda gitti Deniz Hale hanıma gülücüklerle karşılık verdi cilve yaptı falan ama bi yere kadar cici kızlık.. iğne daha bacağına değmeden Deniz ortalığı yıktı geçirdi :) 3 lü karma aşısı ve ağızdan damla şeklindeki rota virüsü aşısı yapıldı, kucağa alınca sustu neyse bizim tırtıl.. 56,5 cm ve 4 kilo 800 gr olmuş kızım..1 hafta içinde de sağlık ocagına götürüp verem aşısını yaptırdık bizimki çok ağladı gene hemşire de başını sıkı tutmuyorum diye bana laf edip durdu napiim bebişe kıyamıyorum ki kıpkırmızı kesildi Deniz neyse inşallah aşımız tutmuştur da bir daha uğraşmayız.

Karma aşıdan sonra eve dönüş yolunda sulu ve kızgın bakışlarımız :)Küçük Deniz kızı artık o kadar güzel aguluyor ki saatlerce bekleyebilirim bir tane agusu için :)
Ben konuşurken ağzını açıyor bişeyler söyleyecekmiş gibi sonra da çok güzel bir "a-gu" çıkıyor ortaya.. annemin önerisiyle elimi çenesine koyup agu diyorum bana karşılık veriyor hanımefendi :)


Geçen haftasonu anneannem dedemin yanına Marmarise döndü 2 si beraber gelsin artık böyle olmuyor ki çok özlüyorum sonra anneannemle ikimizin sabah sohbetlerini :)

Dün akşam Melike ve Zehra teyzem beni görmeye geldi.. Melike teyzemi çok sevdim omzu da pek rahatmış :)

13 Mart 2008

Doğum Günü Annesi


Dün annemin doğum günüydü yaşlanıyorum diye sızlandı önce zaten kasvetli bir gün gibi başlamış ona göre.. benim doğumumdan bu yana İzmir' e ilk defa yağmur yağmış çünkü..
gün o kadar güzel devam etti ki bunu annemin gülen gözlerinden anladım..

ilk ve en güzel doğumgünü hediyesini anneme gülücüklerimle ben verdim. Sonra da Marmaris' ten annannecim geldi doğumgünü çiçekleriyle zaten bu kadar nası dayandı ki hasretimize :)
Akşam babam ve arkadaşları anneme süpriz yaptılar annem nası oldu da anlamadım diye söylendi durdu.. Seren teyzem annemi haftasonu kahvaltı yaparız vaadiyle kandırmış meğersem çakal duracell teyzem benim..

Ben bu teyzeleri hatırladım galiba doğum günümde annem daha odaya gelmeden onlar odamızda beni karşılamışlardı :)


Seren teyze benim saçlarım ne zaman seninkiler gibi upuzun olacak??

Kendimi Selçuk amcaya çok yakın hissediyorum ortak bir yönümüz var sanırım :)

Sinem teyzemin eşi Mehmet amca çok alem ayağımdaki çoraplarıma göz dikti bebek kokulu çoraplarımı almadan şurdan şuraya gitmezmiş.. ve çıkarttırıp cebine attı sonunda :)

Off hiç bu kadar kalabalık görmemiştim yoruldum çok.. akşam da mışıl mışıl uyudum annemi üzmeden.

10 Mart 2008

Gazım olmasa çok mutluyum ben

Gazım tuzum yokken ne kadar huzurlu uyuyorum ben böyle annem de şikayet etmesin uyumuyor bu bebiş diye :)



Dün güzel bir Pazar günü olarak başlamıştı bebişi hazırla emzir gazını çıkar eşyalarını hazırla bizim hazırlanmamız derken bebişle dışarda kahvaltı edilebilir mi acaba diye öğlen saat 1 e doğru anca evden çıkabildik..vee çok güzel bir Pazar kahvaltısı yaptık deniz'e teşekkür ediyoruz tüm dışarda kalınan saatler boyunca güzel güzel uyuduğu arada gözlerini açıp şaşkın şaşkın bakındığı ve hiç ağlamadığı için :)


Ama akşam 7 den sonrası felaketti bebiş naptıysak susmadı canım o kadar sancısı oldu ki pişman oldum dışarda fazla mı kaldık diye.. gaz yapan hiçbirşey yemesem üşümemeye çalışsam da ufacık bi soğuk almam Deniz' e acaip dokunuyor bizim minik tırtılımız gece 2 ye dek kıvrandı durdu masajlar sıcak havlular ilaçlar sonunda da arabayla gece gezmesi pek bir işe yaramadı malesef sonunda uykusuzluktam kösüldü kaldı tırtıl.. 3.ay dolup da bebekler hareketlenmeye başlayınca gaz sorunu ortadan kalkıyormuş eh bizim 2 ayımız bitti gitti sayılır bu cuma Deniz 2.ayını dolduruyor..

Gündüz uyuyabildiği nadir zamanlarda yüzüstü yatırıyorum sanırım rahatlatıyor böyle yatmak onu o kadar tatlı gözüküyor ki minik tırtıl:

Sanırım en çok emip doyduktan sonra uykuya dalıp da omzumda uyumasını seviyorum onu izlemek o kadar güzel ki suratı binbir şekle giriyor Deniz' in.. Nefesini dinlemek koklamak en güzeli..
  • Uykusunda gülümsüyor tatlı tatlı bazen ağzını bile açıyor gülerken..melekleri görüyor rüyasında :)
  • Alt dudağını içeri çekip kaybediyor
  • Bazen de çenesini iyice içeri çekiyor çene kayboluyor
  • Çenesiyle emme hareketleri yapıyor
  • Kaşlarını yukarı kaldırıp indiriyor bazen çatıyor
  • Dudaklarını öne uzatıp büzüyor
  • Hızlı hızlı nefes alıyor
  • İç çekiyor
  • Bazen de gözlerini açıp kontrol ediyor hala annemin omzunda mıyım diye değilse basıyor yaygarayı böcek
  • Geriniyor poposunu dışarı çıkarıp ellerini yüzünün 2 yanına koyuyor aynı bi tırtıl gibi :)

Bu da gülümseyişini yakalayıp da çekebildiğimiz nadir anlardan biri:

7 Mart 2008

Salıncak










Deniz kızı ağlamasın oyalansın sallanmayı da çok seviyor diye yeni aldığımız salıncağını 2 gündür deniyoruz oturttuktan sonra saate bakıyorum bizimki bir 10 dak bakınıyor gülüyor salınıyor güzel güzel ama sonra gene mızıldanmaya ve kucağıma almazsam şiddetlice ağlamaya başlıyor.. kıyamıyorum o kadar masum masum iç çekiyor ki..ne yapacağımı şaşırdım salıncak da işe yaramadı evde kapladığı yer de cabası halbuki oto koltuguna oturtup havada sallayınca susuyor...gündüz uykuları da hiç yok kendi kendine uyumuyor bebiş yorgun da düşüyor ama direniyor böcek..sürekli meme ya da kucakta olmak istiyor dedikleri gibi 3 ay içinde düzene girer inşallah..

Bu sabah oynadık konuştuk biraz yakında agucuklarını bekliyorum :)

6 Mart 2008

Deniz havası


Bugün 51. gün, Deniz' le sahilde yürüyüş yaptık deniz kokusu aldık mis gibi.. yani ben yürüdüm o da mışıl mışıl uyukladı..böceğin keyfi yerinde.. arada uykusunda gülücükler atıyor çok şirin :)

evde gündüz gözünü kırpmadan bakınan uyumaya direnen miniklik dışarı çıkıınca en engebeli tümsekli yollarda kaldırımlarda tıngır mıngır gitmeyi çok seviyor hemencik uykuya dalıyor.. tabi her zaman değil meme istersek bizi kimse susturamıyor.. Bugün otomatik sallanan salıncağımız da geldi bebişi nasıl sakinleştiricez derken biz batıcaz sanırım yavaş yavaş..Ateş salıncağı kurduktan sonra heyecanla bebişi oturttuk bir 10 dak güzel güzel salındı devamlı değişen müzikleri dinledi ama sonra gene mızıldanmaya başladı.. yenidoğan için çok uygun değil biraz daha zaman geçsin alışır diye düşünüp teselli ettik kendimizi ya inşallah bakalım!

Annem gitti 3 gündür yok ve ben kafayı yemek üzereyim Deniz neyse ki gece ve sabahları en azından 10.00a dek uyuyor ama sonrası Allah kerim hiçbir şeye izin yok bıraktıgım an ağlamaya başlıyor galiba kucağa alıştırmak bu demekmiş kıyamıyorum o kadar içli ağlamaya başlıyor ki suçluluk hissedip yanına gidiyorum hemen.. sabah 7 den 10 civarına dek ne yapabilirsem kar oluyor kahvaltı biraz ev temizliği bazen hızlı bir duş.. yemek yapmak gibi bi lüksüm hiç yok yarın deneyeceğim erkenden ama zaten elim ağır zor gözüküyor.. Annem yanımda olmasa Deniz 6 haftalık olmazmış ya da benden geriye bişey kalmazmış.. Tekrar geleceği günü iple çekiyorum o güne dek ben de biraz pişmiş olurum inşallah.

4 Mart 2008

DENİZ KIZIMIN DOĞUMU

Bu blog işine ne güzel başlamıştım azimle ama devamı pek öyle olmadı malesef nedeni yok sadece canım istemedi üşendim bir çok şeye oldugu gibi ama bundan sonra deniz bebek izin verirse tabi - ki 6 haftadır hiç bir şeye vakit yok-devam etmek istiyorum ilerde kızım minik böceğim okusun neler yaşamışız o minnacık bi bebişken..

Tatlı kızım Deniz 14 Ocak 2008 de akşam saat 21.10 da 49 cm ve 2,850 kg olarak dünyaya geldi.. Akşamüstü saat 17.00 de niyetimiz doktor kontroluydü meğersem bizim böcek daha fazla duramazmış sabredemedi 200 e vuran kalp atışlarıyla pek bir heyecan yaptı doğmak için, doktorumuz Nurettin bey bebeğin kalp atışlarının dinlenmesi sırasında bebek geliyor artık hadi demet hadi bay bay derken ben şaşkın vaziyette Ateş' e bakıyor olmaz daha 2 hafta var aslında ben hazır deilim hem açım da banyo da yapmam lazım diye saçmalıyordum :) apar topar eve valiz almaya gittik, ben Ateş para çekmeye gitmişken yoklugundan istifade hemen banyomu yapıverdim ama annecigimin dayanamayıp bana hazırladıgı sandviçi yiyemedim ateş yutuverdi beni azarlayıp.. resmen bogaz kavgası yaptım küçük çocuklar gibi buzdolabindan çikolata çıkarıp yemeye çalıştım saçma sapan şeyler yaptım heyecandan..
Doğum ve hastane günlerim çok güzeldi teyze Seren duyar duymaz kızları örgütlemiş toplamış Deniz' le benim odamı da bugüne dek gördüğüm en tatlı süslerle donatmıştı ona hamileliğim sırasında ve sonrasındaki desteği ve sevgisi için çok teşekkür ederim duracell böceği :)
bütün sevdiğim yüzler oradaydı ameliyattan çıkarken ..en başta Deniz bebek tabi :) minik ellerini emiyordu böcek .. sezeryana deli gibi aç girmem işime yaradı bebiş içerden kurt gibi aç çıktı ve hemen memeye yapışıp kolostrumu çekmeye başladı.. bugüne dek yaşadığım en güzel andı bu..hele deniz'in memeyi emerken çıkardığı sesler ölümcüldü hala da öyle :)

Bundan önce en son Eylül ayında müstakbel bebek Deniz henüz 22 haftalık iken yazmışım.. arayı kapatmam mümkün olmasa da en azından yaşananların resimlerini koyuyorum .. Deniz ultrasondaki hallerine çok fazla benzemiyor ya da biz bişeye benzetemiyorduk ultrason resimlerini..ama aşağıda 33 haftalık iken yani bize nanik yaparkenki pozunda olduğu gibi parmakları uzun uzun bebişin..
Bebiş sırasıyla 25, 33 ve 35. haftalık iken:
Vee bunlar da kızımın dışardan görünüşleri :)



Deniz gelmeden önceki son hazırlıklar -Serencanım harıl harıl işbaşında :)

Ve işte benim minik tatlı pembe kızım..






25 Eylül 2007

Zaman ne çabuk geçiyor

Teyzem Seren annemden çok sikayetci hiç update etmiyor blogu bosuna mi açtik, taa japonyalardan bakiyoruz tik yok diye kiziyor .. valla çok hakli tembel bi annem var galiba.. ama yüzmeye basladi neyse ki hatta geçen çarsamba aksami 40 haftalik hamile arkadasi Evrim' le yüzdüler ve Evrim' in sabaha sancisi tutunca Maya bebek 20 Eylül günü dünyaya geliverdi hosgeldi :))
iste sonunda yazdi biseyler;
"Böcek 22 haftalik oldu çok büyüdük giyecek birsey bulamiyorum neyse ki eskilerden bol kesim 34 beden bir pantolonumu yikayip yikayip giyiyorum dugmeleri açik.. Bizim bebise hala bir isim kararlastiramadik artik düsünmeyi de biraktim herkes bir yorum yapiyor kizimin adi son anda belli olacak galiba.. babasi eti burçak reklamindan duyup hatirladigi "burçak tarlasi" şarkisini çok sevdigi için bu aralar favori ismi Burçak oldu ya bakalim.. bebisin karsisinda burçak tarlasi söyleyip oynayacak herhalde bol bol ..Ben de bu ara ona kimil diyorum çünkü kipir kipir bebis özellikle aksamlari pit pitlarla baslayip bop bop darbeler firlatiyor bu haftalarda rahim göbek deliginin 2 parmak üstüne kadar büyürmüs gerçekten de hareketleri orada bile hissediliyor çok degisik bazen dokunmadan gözle de görebiliyorum hafifçe .. Çok vakit ayiramiyorum -tembelim- henüz ama kimilima müzik dinletmeye basladim 1 tane anneannesinin aldigi Beethoven cd si ve benim d&r dan aldigim ninni cd si var-Lullaby Classics - A Concert For Little Ears- çok seker; geçen pazar sabah kahvaltisi sirasinda dinledik tekrar yataga dönecektik az kalsin..
Geçenlerde maille gelen "cenin' in günlüğü" diye bir yazi var kimin yazdigini bilmiyorum bebegin agzindan içerde olanlari anlatiyor o kadar güzel ki.. su haftalarda bizimkinin yasadiklari söyleymis:
"Cenin´in Güncesi (6 Ay)

21 hafta yasindayim; bir keresinde ben çok yaramazlik yapiyordum sonra tanimadigim bazi sesler duydum, çok güzeldi, sessizce dinledim, annecigim babacigima “galiba senin gibi sanatçi olacak, Vivaldi’ yi çok seviyor” dedi, o sesin adi “müzik”imis, Vivaldiyi tanimiyorum ama, artik annemle hep müzik dinliyoruz, müzik dinlemeyi çok seviyorum, bazen dinlerken uyuyorum, annem de mutlu oluyor. Annecigimin ayak ve ayak bilekleri benim büyümemden dolayı şiştiği için hep dinleniyoruz. Babam dedi ki eger yüzünde ve ellerinde şişme olursa doktora gitmemiz gerekirmis. Kalbim çok çalisiyor, sürekli kan pompaliyorum ama yine de bu aralar yavas büyüyorum, sadece 400 gram oldum.
22 hafta yasindayim ; Ben bir muz kadarmisim, muz denen sey mide yakar mi annemin midesi yaniyormus, bir de dis etleri sisiyormuş, babam “bu kadinlar hep böyle, her şeyden sikayet ederler” diyor. Kendi kendine de “sabirli ol, hepsi geçecek” diye tekrarliyor surekli, o böyle kendi kendine konusunca çok komik oluyor. Ben yaklasık 500 gr. olmusum, annecigim uzun süre ayakta duramiyor, ve yürümeye gittigimizde o alçak topuklu ayakkabi giyiyor. Cünkü beli agriyor, hamileyken vücudunun agirlik merkezi sürekli degisirmis, biraz oturuyoruz sonra ayaga kalkiyoruz, biraz ayakta duruyoruz sonra tekrar oturuyoruz, ben daha çok yoruluyorum. Omurgalarım agriyor. Iyi ki otururken dizlerini kalçasİndan yukarida tutuyor, böylece agrilarim geçiyor.
23 hafta yasindayim kocaman oldum ama annem hala sikayet ediyor ne zaman büyüyecekmisim, bacakları sisiyormus şimdi de, o da yatiyor, benim için daha iyi oluyor yine müzik dinliyoruz hatta kitap bile okuyoruz, annecigim anne karninda çocugun egitilebilecegine inandıgından sürekli okuyor, bir çok şey ögrendim. Bazen müzik onu çok etkiliyor ve agliyor, ben de kiziyorum ters dönüyorum, doktor da hemen ona bunu söylüyor, çok üzüldügünü görünce yine dönüyorum, neden üzülüyor ki, hep ayni şekilde duramam tabi ki canim sıkiliyor. Doktor ona benimle konusmasini onu duyabilmem için orta kulagimin gelisimini tamamlamaya basladıgini söyledi, ben bunu zaten biliyordum, o kadar çok gürültü var ki burada kendimi bile duyamiyorum, bagirdim ama beni hiç dinlemiyor, sonra neden tekmeliyormusum. Tekmelerim iste..
24 hafta yasimdayim artık çok hareket edince terliyorum ve hasta oldugum için de öksürüyorum, bir de su tatli parmak yok mu hep onun yüzünden hiçkiriyorum. Ben hiçkirinca annecigim de tekme attıgimi zannediyor. 33 cm boyu 570 gr. agirligi olan biri buraya nasıl sıgar, ne kadar daha var öteki dünyaya gitmeme öfffff bir an önce annecigimi ve babacigimi görsem, dün gece annecigim uyurken babacıgım beni oksadi benimle konustu, hatta annecigimin huysuzluklarini anlatip beni uyardi. Ikisini de çok seviyorum. Bir de su doktoru çok merak ediyorum, düzenli olarak onu görmeye gidiyoruz. Şimdi de annecigimin seker tarama testi olmasi gerekiyormus.
25 hafta yasindayım; annecigime kramp denen bir sey gelip agri yapıyormuş o da agliyor, futbol topu kadar büyüdüm, annecigim diyor ki beli ve bacaklari zonkluyormus, zonk ne demek? Zonk sesini duyunca bacaklarina buz koyuyor ya da dus aliyoruz. Yine de geçmezse doktorumuzun verdigi ilaçlari aliyoruz. Babam çok heyecanlı bir şekilde geldi bu aksam. Anneme bagira bagira “ biliyor musun üç boyutlu ultrason varmis” dedi. Yani benim çesitli açilardan görüntülerimi aliyor, bu görüntülerin arasini bilgisayar kendi dolduruyor, bana benzeyen bir görüntü ortaya çıkariyorlarmis. Ama doktorumuz bunu bize söylemisti çok önemli bir sey degilmis. Babacigim beni görmek için sabirsizlaniyor herhalde."