Kaybediyorum unutuyorum vakit bulamıyorum erteliyorum.. çoğu şeyi..çekip de kaybettiğim onca güzel videoya karışmasın bunlar da.. geçen günlerden bikaç video..minik goril..sessizce kükreyen minik aslan.. ve kikirdek hatun..
7 Mayıs 2009
30 Nisan 2009
Tini mini hanım
Tin tin tini mini hanim
Tin tin tin tin tini mini hanim
Seni seviyor canım
Seni istiyor canım
Deniz daha 3-4 aylıktı ona bu türküyü söyledigimde gülücüklere boğulurdu çok tatlıydı o zamanlar..insan hiç büyümesin hep tombiş yanaklı düğme dudaklı minicik koynumda sıcacık bi bebek kalsın istiyor..bugünlerde daha da çok istiyorum bunu..iyice bağımsızlıgını ilan ediyor miniğim yürümeye de başladı yavaştan ama çok temkinli çoook..yamacında bir parmak görsün hemen yapışıyor.. salıncakta sallanırken kendi kendine kilidi kaldırıp hemencik inivermeye kaydıraktan tutmadan kaymaya bütün köpeklere sevmek için koşmaya daha biçok şeye cesareti var da iş yürümeye gelince hala temkinli denizkızım..olsun her şekilde yanındayım onun ne zaman isterse bırakır elimi..o minik elleri hep tutacak annesi..
Dikenler batmasın
Pembe ayaklarına
Büyük acılarla büyüme inşallah
Uzakta yakında
Kalırsam ayakta
Dualarım seninle hep
Tam yanıbaşında
Nenni nenni nenni sarıkuzum
Nenni nenni nenni ipek kızım...
Bu ninniyi Sezen Aksu yazmış ben karakuzum' u sarı yaptım bi tek..çok güzel..
İlk okudugumda ağladım..anne olmak nasıl birşey olmadık şeylere gözyaşı dökmeye başlıyor insan yaşanmadan kesinlikle anlaşılmıyor..ilk adımlarını atınca da gözümden yaş aktı zaten duygusaldım iyice sulugöz mü oldum ne..
28 Nisan 2009
23 Nisan Oyuncak Arkadaşım
Montessori mail grubumuzda yapılan çekilişle Deniz'in oyuncak arkadaşı Begüm, Begüm'ün oyuncak arkadaşı da Deniz oldu birbirlerinin şansı oldu minikler..Hediyesi Deniz'e tam da 23 Nisan günü ulaştı hava muhalefetine ragmen Deniz sabahtan dışarı çıkıp babasının sırtında bayrak sallamıştı akşamustu eve geldigimizde hediye paketimiz geldi..Deniz paketini parçalayıp yeni oyuncagını keşfe çıkarken ben de ona oyuncak arkadaşı Begum'ü anlattım.. Sevgili Guneş ve minik Begüm'e buradan çok teşekkürler..
Eh haftasonu da dağ bayırda test edelim dedik manastır tepesine gittik çok gezemedik ama şimdilik Denizkızı çantanın içinde çoook mutlu kaaga kaaga diye kuşları gözlemliyor gördüklerini işaret edip elinde çiçek kozalak buva avudi acu gigo diye habire konuşuyor :D
23 Nisan 2009
23 Nisan
"Küçük hanımlar, küçük beyler, sizler hepiniz geleceğin bir yıldızı, bir mutluluk pırıltısısınız. Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz."Mustafa Kemal Atatürk
Herkesin ve tüm miniklerin Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!
Olmazsa olmaz 23 Nisan şarkımız Deniz'in ögrenip söyleyecegi günü iple çekiyorum :)
23 Nisan
Sanki her tarafta var bir düğün.
Çünkü, en şerefli en mutlu gün.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
İşte bugün bir meclis kuruldu,
Sonra hemen padişah kovuldu.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
Bugün Atatürk'ten bir armağan,
Yoksa, tutsak olurduk sen inan.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
Ve tabii ki "Oynaya oynaya gelin Çocuklar"
Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele el ele verin çocuklar
Bir dünya bırakın biz çocuklara
Islanmış olmasın göz yaşlarıyla
Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele el ele verin çocuklar
Bir bahçe bırakın biz çocuklara
Göklerde yer açın uçurtmalara
Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele el ele verin çocuklar
Bir barış bırakın biz çocuklara
Ulaşsın şarkımız güneşe aya
Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele el ele verin çocuklar
Bir dünya bırakın biz çocuklara
Ustüne yazalım sevgili dünya
Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele el ele verin çocuklar
21 Nisan 2009
İlk Lapbook Procesi: Çiçekler

Sonunda Deniz'e bu aralar baharın gelişi ve ortalığın iyice çiçeklenmesiyle en favorisi haline gelen çiçek/ ağaç konulu lapbook yaptım..Meraklı Minik nisan sayısından çok faydalandık Deniz dergiyi tamamıyle eline geçirip parçalamadan ben biraz kesip biçtim yırtılmaması için laminasyon da yapınca ortaya bu çıktı bizim meraklı minik de çok sevdi..

Bu arada 15.ay kontrolundeydik önce herşey yolunda gitti sallanan ata bindi doktorun tüm oyuncaklarını yere serdi ama iş muayene sedyesine oturmaya gelince katılırcasına ağladı pnömokok aşı ignesini görünce iyice çığlığı bastı..aşı olur olmaz tekrar ata bindirince de gülücükleri saldı deli kız.. 81 cm 11.65 kg..fazla yemiyor diye üzülürken o kadar harekete bir de 650 gr almış bu ay ..valla şaştım maaşallah :)
18 Nisan 2009
17 Nisan 2009
Mustafa Kemal Atatürk
Sevgili Öykü 'nün duyarlılığıyla ben de resminin burada olmasını istedim Atam..Endişeli gözlerle bizi izliyorsun ben arkamda geleceğe umutla ve gülen gözlerle bakan insanlar bırakmıştım diyorsun biliyorum..
Seni çok seviyoruz ve değerlerini korumaya devam edeceğiz..
"Gençler!
Cesaretimizi kuvvetlendiren ve devam ettiren sizsiniz. Siz almakta olduğunuz eğitim ve kültür ile, insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli sembolü olacaksınız.
Ey yükselen yeni nesil! İstikbâl sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz. ( 1924 ) "
14 Nisan 2009
13 Nisan 2009
Haftasonundan.. Deniz' den..
babacım çiçeği yolmuyorum ki ben..bak seviyooor sevmiyoooor!!
Deniz iyice tatlılaştı hergün bi numarayla çıkıyor karşımıza.. tabi bazı geceler başkalaşmaya devam.. uyumadıgı geceleri bir ben bilirim bir de (bazen:) Ateş..
Uyku konusunda ilerleme katettik aslında..artık akşam uykusuna Ateş yatırıyor..artık emzirmememin de payı var bunda.. 14 aya yakın emzirdim süt kalmayınca memede uyumalar da bitti..bu duruma Deniz alıştı ama ben çok özlüyorum hala..
Ateş biraz sakince oyun biraz masal sonra da yatagına yatırıyor yanına oturup.. baba-kız muhabbet ediyorlar ben mutfagı toparlarken Deniz'in odasından digoy gigo kaaga kaagi diye Deniz in sohbet sesleri geliyor..sonra da iyice uykusu bastırınca Ateş odadan çıkıyor ve bizimki uyuyor..süper geliyor kulağa yani benimkine en azından.. 15dak oyun-masal sonrasında hiç ağlamadan 4-5 dak almıyor uyuması..
Her gece uyanmıyor artık ama uyanırsa da 2 saat ayaktayız.. Bunlar da geçecek..
mi?
Her şeyi anlıyor uzun zamandır..konuşmalar arasında bildigi bir kelime söz geçsin hemen bildigini gösteren bir şeyler sergiliyor..telefon konuşmasını sonlandırırken haydi görüşürüz-iyi günler- hoşçakal benzeri birşeyler söylesem uzaktan el sallıyor komik kız..
bu sabahtan bir olay; Deniz' in odasında oynarken mutfaga geçmemle birazdan yanıma geldi ki gelmemesi gerekiyor uzak tutmam gerek;
-Deniz toka nerede bana tokayı getirir misin?
arkasına bana arada dönüp dönüp odasına gidiyor yerdeki çiçekli saç bandını bana getiriyor..
-Deniz bu tokayı ördeğe takalım.. ördeğini getirsene hadi?
Gidiyor ördeğini getiriyor tokayı başına geçiriyoruz ördeğin..
-Hadi odana bırak ördeğini.. Diego yu getirir misin? (Diego golden retriever oyuncak köpeği "diego" lafı ağzından çok çıktıgı için adını böyle koyduk o da çok benimsedi).
Diego yu getiriyor..
-Diego ya sarılsana Deniz?
Kucaklayıp Diego yu iyice bagrına basar..
-Deniz deve kamil'ini de getirsene?
bu böyle gider.. en azından bir süre mutfaktan uzak tutmakta başarı sağlanır :)
Sonunda hamile oldugumu henüz 2-3 mm bile değilmiş diye haber verdiğimde "bebekk nın 3 mm maceraları" diye isimle sayfa yaratıp beni bu blog işine bulaştıran, uzun süre yazmazsam eee diye itekleyen hayatımdaki ikinci Seren Japonya'dan döndü..iyi ki de geldi..
haydaa bütün teyzeler Seren oldu.. dilek tutayım bari ..
9 Nisan 2009
Park Gülü
Bahar geldi geçiverecek hemen değerlendirmek lazım semt de park cenneti minikliğe ev dar geliyor artık hep dışardayız bazen sabah akşam 2 posta..Denizkızı parkta iyice yorulup akşam yemegini güzelce yedikten sonra 2100 de uykuya dalıveriyor ama ben de seriliyorum koltuga Deniz uyuyunca yapmayı planladıklarım hayal ettiklerim gerçekleşemiyor genelde....
Park kalabalık değilse Denizkızı kesinlikle oyuncaklara binmeye yanaşmıyor hooop poposunu kumlara oturtuveriyor kum canavarı nasıl da mutlu kumlarda..
Bugün hava yaz gibi arkadaşlar dolu eşlik eden olunca önce oyuncakların tadına baktı kuzu.. bir de en sevgili oyun arkadaşlarından Serenimiz de yanımızda daha ne olsun..


Bıraksam şu ellerimi düşer miyim ki..olmuyo neyse ki bezim var popom acımıyo düşünce..yarın tekrar denemeliyim :)
Bu kızı seviyorum simitlerini hep bana veriyo..bi de bana teyse dedirtmeye çalışıyo bakalım..Bu arada sobelenmişiz siyap a çok teşekkurler benden de severek vakit buldukça okudugum listemdeki tim bloggerlara gitsin..
6 Nisan 2009
İzmirli Anneler.. İlk Buluşma
Cumartesi ilk buluşma heyecanı yaşadık Montessori mail grubumuzdan 8 kişi İzmirli anneler ve melekleri nihayet buluşabildik..
anne-kız Fuar Tenis Kulube gitmek uzere yollara düstük vapura bindik.. martılara vermek için gevrek bile aldık ama ruzgar muhalefetiyle martılara degil bizim bebelere nasip oldu gevrekler..
Ben de Deniz de yeni arkadaşlarımızla tanıştık..Grupta tek tanıdık eski arkadaşım Orkide vardı..Orkide& tontili prens Ege(11 ay), Işıl ve güneş yüzlü Sarp (10,5 ay), Helil& tatlı Eren(10,5 ay), Elif ve bızdık yakışıklı Alperen (34 ay), Arzu ve minik fıstık Ada (8,5 ay), Ayşegul & önce uykucu sonra da enerji küpü Doruk (22 ay), Buket ve lüle saçlı fıstık Ada (22 ay) ve tabi ki biz Demet& yer paspası sandalye canavarı Denizkızım birarada şansımıza hava da günlük güneşlik olunca güzel bir ögleden sonra geçirdik..konuşmak paylaşmak istediğim çok şey yarım kaldı ilk acemilik ve bebelerden pek fırsat olmayınca.. bir dahaki sefere erteledim diyelim..
Deniz'i açık hava yeni arkadaşlar onun deyimiyle "kaadi" ler o kadar yormuş ki arabaya biner binmez uykuya daldı 1,5 saat kadar.. eve varınca da girer girmez odasında yere saçtıgım ona aldıgımız yeni yazlıklarını yakın takibe aldı beni şaşkınlığa ugratarak yarım saati aşkın odasından çıkmadı..kumaşları desenleri inceledi durdu ben fotograflayıp bu kız modacı tasarımcı falan olacak galiba diye Ateş 'in yanına gittiğimde Ateş yok valla kokoş olacak dedi..bu ara fazla birşey yemiyor ama yorgunluktan acıkmış olacak sonrasında bizimle masaya güzelce oturdu somon çorbasını afiyetle götürdü.. bu kızı hep böyle sokaklarda yormak lazım..
Pazar günü Dilocum geldi Denizkızıyla hasret giderdi..Gece gene İstanbul yollarına düştü..
anne-kız Fuar Tenis Kulube gitmek uzere yollara düstük vapura bindik.. martılara vermek için gevrek bile aldık ama ruzgar muhalefetiyle martılara degil bizim bebelere nasip oldu gevrekler..
Ben de Deniz de yeni arkadaşlarımızla tanıştık..Grupta tek tanıdık eski arkadaşım Orkide vardı..Orkide& tontili prens Ege(11 ay), Işıl ve güneş yüzlü Sarp (10,5 ay), Helil& tatlı Eren(10,5 ay), Elif ve bızdık yakışıklı Alperen (34 ay), Arzu ve minik fıstık Ada (8,5 ay), Ayşegul & önce uykucu sonra da enerji küpü Doruk (22 ay), Buket ve lüle saçlı fıstık Ada (22 ay) ve tabi ki biz Demet& yer paspası sandalye canavarı Denizkızım birarada şansımıza hava da günlük güneşlik olunca güzel bir ögleden sonra geçirdik..konuşmak paylaşmak istediğim çok şey yarım kaldı ilk acemilik ve bebelerden pek fırsat olmayınca.. bir dahaki sefere erteledim diyelim..
Deniz'i açık hava yeni arkadaşlar onun deyimiyle "kaadi" ler o kadar yormuş ki arabaya biner binmez uykuya daldı 1,5 saat kadar.. eve varınca da girer girmez odasında yere saçtıgım ona aldıgımız yeni yazlıklarını yakın takibe aldı beni şaşkınlığa ugratarak yarım saati aşkın odasından çıkmadı..kumaşları desenleri inceledi durdu ben fotograflayıp bu kız modacı tasarımcı falan olacak galiba diye Ateş 'in yanına gittiğimde Ateş yok valla kokoş olacak dedi..bu ara fazla birşey yemiyor ama yorgunluktan acıkmış olacak sonrasında bizimle masaya güzelce oturdu somon çorbasını afiyetle götürdü.. bu kızı hep böyle sokaklarda yormak lazım..
Pazar günü Dilocum geldi Denizkızıyla hasret giderdi..Gece gene İstanbul yollarına düştü..
1 Nisan 2009
Döndük..
Deniz sabahları uyanır uyanmaz deddeee deddeee diye sesleniyor anne-bebek günlerine alışması bikaç günü buldu..
Valla ben de alışamadım sabah dede ve anneanne Deniz'i kapıp gidiyor ben de mis gibi yatagın tadını çıkarıyordum şimdi sabah 7 en geç 8 ayaktayız kızımla..
Kaaaga kaaga diye kargalara seslenerek kahvaltısını ediyor "karga karga gak dedi çık şu dala bak dedi" şarkısını aynı ezgiyle kaagakaagakaaga diye söylüyor çatallı sesiyle..sesi pek bi kart bu kızın kime çekmiş bilmem anneannesi izmir kargası diye seviyor..
Ben hala çok yorgunum akşamları erken yatayım desem de uyuyamıyorum bu kadın olmak zor zenaat..
Kafamı koysam bin tilki geziyor aklımda deniz'e yarın ne pişirsem..hem faydalı olsun hem damak tadına uysun.. ne yapsam de sevip yese..ne oyunlar bulsam..nası oyalasam..çamaşırlar hala balkonda toplamam lazım.. ütü yapmam gerek evi süpürmek de gerek..çok bakımsızlaştım eller ayakları geçtik bari saçlara bişeyler gerek..alese giriyorum ders çalışmak gerek..ne dersi bu yaştan sonra iş bulman gerek..tekrar iş bulabilecek miyim..beni nereler alır..deniz'e kim bakacak..niye işi bıraktım ki bulurdum bi olurunu belki..en iyisini yaptın bıraktın ne kadar mutlu bir bebek oldu..yarın parka götüreyim gene kumlara salayım kahkahalar atsın deniz..ya bugünkü kadının bahsettiği köpek dışkısından bulaşan hastalık -adını unuttum- bize de rastlarsa..kadın beni amma korkuttu sakın kuma bırakma bize şunlar oldu sakın şöyle yapma böyle yapma..off çocuk bu kumlarla çamurla kirlenerek oynayarak büyüyecek..dikkatli oluruz deniz acayip mutlu kumlarda abi ablalar kardeşlerle..hadi uyu artık ateş ne güzel uyuyor pat diye sinir oldumm..bu böyle gidiyor bi süredir..
Bu arada Marmaris'te boş durmadım Banu ve Miracık tan kopya çektiğim Bulent Ortaçgil "Bilmece" kartlarını yaptım.. Deniz bayıldı kartları habire alıp oradan oraya taşıdı ben anlatmaya okumaya çalıştım o da baktıkça baktı.. şimdilik kaldırdım bikaç haftaya gene çıkacaklar piyasaya..

annecim ver şu makineyi ben de oynuycam noluurÇok fotograf çekmişim bunları kolajlamak baya vaktimi aldı ama azmettim bu kadar yeter hemen yataga girmem lazım..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)